Yalnızlığın kanatları buz gibi
Haykır erisin nefesinde
Çoğal sesinle çoğal
Yalnızlık yalnız kalsın sesinde.
Nereden gelirse gelsin bulutlar
İnmesin yüreğine
Yıldızlar senin yüzünü aydınlatır
Kutup yıldızından bakarsın
Ay bu gece suskun bakar denizlere
Senin mahzun duruşundur yakamozlar
Gözlerin kekik kokulu bal köpüğü bakışların
İçimi yaz güneşi kavurur
Güneşin aydınlığına gömdüm kuşkuları
Kara noktalı lekelerin kalbine,
Ve de kutup yıldızı bakışında
Giderek kararan yalnızlığımı
Sensizliğin gecelerinde avuttum
Kadehlerin dokunduğu dudaklarımda.
Küçük dünyaların ihtirasları
Yokediyor dünyamızı,
Ağardı kaç kez tan yeri
Güneş zirveyi aştı
Uyanmadık rüyadan.
Ne radyasyonlu yağmurlar
Benim sana seslenişim her daim olsa da
Yaz akşamlarında bir başka solukludur,
Ter kokularında senin kokunu ararım
İçimde hiç dinmeyen özlemini...
Havanın nemi bunalttıkça bunaltırken
Bir bulut ağlar gözlerimde
Bugece hüzün giysileri örtmüş üstünü
Üşümüş çıplak mutlulukların
Teninde ağaran şafak renginde
Gecenin mehtaba bakan yüzünde
Karanlıklarda soluk alır
Her nefeste aydınlanır gökler
Maviye tutsak yalnızlıklarında
Uzak iklimlerin kalp atışlarında
Karşı sahillere bir lodos vurur.
Bir ateş böceği kadar anlamlı
Ayakta duramaz fırtınalar
Savrulur iklim iklim
Her tarafta deli rüzgâr
Okyanuslarda kanar.
Aşk limanında suskundur duygular
Ne kadar susarsa sussun
Durduk bir kapının önünde
Sorduk anahtar kimde?
Dediler:Anahtar cebinizde,
Girebilmek için içeri
Eğilip bükülsenize...
Madende gece yıldızsızdır
Karanlıklar boğmuştur aydınlıkları
Bir kadın kara su ile yıkar yüzünü
"Karasuyun içinde kokun var mı? "
Ağlamak günah,dövünmek günah
Kader keskin bir kılıçtır boyunlara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!