Renk renk,desen desen
Kat kat elbise giydirdiler
Karıncalar sessiz,sakin,umarsız
Büklüm,büklüm siyah giysilere mahkûm
Karanlığın yüreğinde iki şehir
Biri diğerini tanımaz,
Yarıyı geçmişti güneş mitos dağında
Ağlamaklı bir gökyüzü kızaran gözlerinde
Yeşil tuvali boyuyordu kızıl bir kâbus
Daralan nefesimin hışırtılarında
Homeros'un çınarı devriliyor üstüme
Tarihin taktığı tâcını yakarak yıkıyor
Saçlarından tutup çekin baharı
Gitmeden sessizce yazın ardına
Yeşil renkli giysileriyle yorgun
Yüzünden damlayan ter tomurcukları
Bıraktığı buruk sevdalar mahzun
Kirpiklerinde kurumuş nem
Geleceksen eğer; çıplak buda heykeli gibi gel
Açılmış kollarınla,
Hani öyle taht falanda istemem
Gönlünün mutena yerinde.
Rus ruleti olmayacaksan şakaklarımda
Tüm saflığınla gel.
Kumruları kıskandıran
Sokuluşun bir hoş eder,
Sımsıcaktı gülüşlerin
Gönül senden bunu ister.
Bir bûse nin hâr-ı yetmez
İçimde kelebekler uçuşuyor
Kısa ömürlerine aldırmadan
Yüreğimin bulvarlarına yapışmış kanatları
Sessizce ölüyorlar.
Nereye uzatsam ellerimi
Tükenmez bir mevsim gibi hüzün
Hangi rüzgârlar düşürdü kanatlarından seni
Dingin gözlerinde yılların sisi var
Baharından koparılmış çiçekler gibisin
Sonbaharın solgun ellerinde.
Gülüşlerini tutsak etme ne olur
Yüreğindeki sevgileri incitirsin
Gözlerine yakalandım ey sevgili
Maviler derinliğinde dönüşsüz,
Dalgaların mendireklerimi yıktı birer birer
Sahillerimde tropik rüzgârlar esiyor ödünsüz.
Sendendir bu darbeler ey sevgili
Bir balıkadam gibi vurgun yemişliğim
Öldüler;
Binler,yüzbinler,milyonlar
Zulmün demir ökçesine çarparak
Vuruldukça vuruldular
Tüketilemediler...
Öldüler;
Geceleri uykuları susturursun gözlerinde
Karabulutlar geçer içinden
Kuytularda kara gölgeler yürür sessizce
Yüreğinden buruk acılar geçer
Yüzünde al kanlı şafak sararır
Yıldızlar karanlığı deler ışıktan pençeleriyle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!