Karanlıklar susuzdur;
Çöl kumları kapatır vahanın gözlerini
Gecenin içinden akar mehtabın gözyaşları
Kımıltısız bir yaşamın nehirlerine
Derinlerde yıldız çığlıkları
Nereden bakarsın okyanuslara
Yuvalarından start almış
Kara bir kurşun gibiydi gözleri
Bir sevda masalı anlatıyor
Dilinden değil,
Gözlerinden çıkan sözleri.
Sönmemiş bir volkan gibiydi
İçimizdeki acıların ağıtları
Ney sesinde inlerken
Duyardık nefeslerimizde titreşen
Mutluluk zerrelerinin sıcaklığını
Sevda pınarından tattığımız
Oturup bakıştığımız anda dururdu zaman
Fırtınanın sesinde susan çocuk ağlaması
Sus çocuk içimdeki yangınları söndürme
Kırmızı bir gül,dalında kırmızı
Sus çocuk güllerimi soldurma.
Sevgi biriktirir dingin yüreğimde acılar
Yeniden çırpınışlara kanat çırpmak için
O yâr geçmiş buralardan
Ayağında toz izi var
Nazar değmiş buralara
Şu dağlarda göz izi var.
Karadeniz bir el etmiş
Yıldız yağmurunun altında
Gecelerimi aydınlatan ışığım
Yüreğimde tomurcuk tomurcuk
Baharda açan çiçeğim
Sen üzülme...
Tatlı bir gülüş gibi uyudun düşlerimde
Bu gece kollarından dönüyorum
Eksiktim tamamlandım nefesinle
O en kışkırtıcı sesinle...
Yıldızlar ışık ışık dizili gözlerinde
Çobanyıldızı aydınlığında
Nedendir sevgilim isyan edişin
Öfkeden çıldırmış bir hali vardır
İnan ki sebepsiz kızgın gidişin
Ardında pişmanlık duygusu vardır.
Sevginin içinde tuzu bulunur
Gözlerini gözlerimle okşuyorum
Acılarını sevgimle
Anılar ruhunu tırmalarken
Güvercin bakışlarında esen rüzgârları
Gözkapakların kesiyor durulmadan
Sende yıldızların asaleti var sevgili
Yalnızlığın ufuklarına inen mor lekeler
Gibidir akşam,
Çarmıha gerilmiş gözlerimde yanan
Aşkın kızıl örtüsü
Kalkınca bir lâv gibi fışkırır
Yanardağlarda yürek dürtüsü.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!