ey insan oğlu
aslın hakikatın senin
ol hikmettir ezelin
kainattır bil ki varın
tüm dinlerle haktır dinin
oldan beri odur yolun
bir gönül oyunu sandığın duygu
şu dertli ruhumun derin yarası
sende değil ama belki hiç kaygı
bende vazgeçilmez yürek narası
seni düşündükçe şaşıyor aklım
gönül derdimin dermanı
yarde yaşamak vuslatı
gurbetin kahrı kederi
çekmektir türlü hasreti
vuslat yok hasreti çoksa
zulüm dolu zalimliğin mimarı esat
sarmış benliğini senin şeytani fesat
beynindeki hücrelerin dönğüsü haset
bu durumun sana babandanmı nasihat
kullanıyorsun kimyasal silahları
ne olurum demeden ne oldum deme
dibini görmeden derine girme
acemi dalgıç gibi vurgunu yeme
gitmesin hayatın vah ile güme
diktiğimiz gül fidanı
geldi tomurcuk zamanı
çektiğim hasret revamı
kim sarar gönül yaramı
gittin gideli beklerim
dilde teleffuzla gel deme bana
gönlündeki cazibeyle cezbeyle
koştur varlığımı sendeki sana
hallerini hallerime meyleyle
güzel seni sende gördüm tanıdım
sana yazmak için tutuşup yandım
ilhamlarda nefes alan bir candın
neden dilin keskin bir bıçak oldu
dinin temel ögesi adaletin ta kendisi
soysuzluğa uğramadan alır hep nefesi
barınamaz onda nefsin şeytan hevesi
kirletemez onu zındıklığın hevası
var sanılsa da türlü cefası
çok tatlıdır onun güzel sefası
tutulmuş tipiye ayaklar yalın
sonu görünmüyor gittiği yolun
ne olacak senin garibim sonun
yarabbim bu da senin bir kulun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!