gönül kalk gidelim dostun eline
mor sümbüllü bağlarını gezelim
bülbülün sevdası gonca gülleri
koklayıp koklayıp dostu soralım
serçem benim gönül kuşum
yüreğimde yerin kuşum
al bu canım senin kuşum
serçe benim güvercinim
ilham alır çok yazarım
gönül penceremin perdeleri yırtık
camları çatlak ve kırık açıp kapama mandalı bozuk
bakıyorum dışarıya penceremden
bütün tabiatın yüzü sararık soluk
üşüyor yüreğim titriyor gönlüm
gönül ben senin elinden
düştüm hasretin ağına
ayrılıkla özlemleri
basıp her gün ben bağrıma
gurbet zalım aman vermez
gördüm bir güzeli dertli
gözlerinde hasret seli
ağıtlar yakıyor dili
yalnızlığın gonca gülü
kararmış bütün dünyası
gördüğüm rüyada bir gonca gülü
gördüm yaklaştım sohbet eyledim
öyle güzel öyle tatlı söylüyordu ki
mest oldum kendimden geçtim dinlerken
mevsim değişti hava soğudu
şartlar zorlaştı kış geldi yar kış geldi
gurbetin kudreti arttı
gaddarlığı zulmü katlandı
biraz zeytin yarım ekmek yada bir domates
veya çay simit dönemi bitti
derin devrin derdi derin
aslolan gerçeği görün
tabip olun yara sarın
kamil olun hatır sorun
bilgin alim çokça gibi
gelin bacı gelin bacı
ağartmışsın siyah saçı
bunca keder bunca acı
neci kele gelin bacı
dinmiyor gözünde yaşın
gelin canlar bir araya
sözler verin hep sevmeye
dünya denilen hikaye
bir tek nefestir sermaye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!