mahcemale nurlar inmiş aya dönmüş
ahu gözler üstü kaşlar yaya dönmüş
güller görmüş kuruyup gazele dönmüş
yanar dağ lavları sönmüş küle dönmüş
güzelliğin derya derinliği bulunmaz
ela göz üstünde kara kaşa bak
yüzü nurlu gönlü ruhu temiz ak
böyle bir güzeli yaratmış o hak
tak tacını güzel güzel tacın tak
yaratmış yaradan seni nurlarla
habere kara sürüldü
kara haber geldi yarden
çaresiz dermansız dertten
can gidiyor canım elden
bülbül güle konamadı
hak doğruluk özde gerek
özü yakıp közde gerek
bir doğruca yola girek
sürek yolda izi sürek
beyninde karışıklık
kalbinde kırılmışlık
hali halde halin yar
yorgunluk ve bitkinlik
umudunda usanıklık
hayalinle yaşıyorum
aşkın ile coşuyorum
rüyalarda görüyorum
sevincimden uçuyorum
çarem sensin mededimsin
ey sevdasından şeydayı bülbül olup
name name dolduğum
ey mahcemalini zühre yıldızında gördüğüm
halden hale girip haller olduğum
hasretinden can çekişip öldüğüm
yokki hallerimden haber sorduğun
dalıyorum düşünceye
düşmüşüm bir bilmeceye
hayatım döndü geceye
çare nedir bu çileye
hasret alev ama bazen üşütür
sevda korda ateş gibi kavurur
bülbül çalılıkta bıkar usanır
susar nameleri dili kasılır
haykırır yürekte hasret duygusu
kabuslarla kaçar ruhun uykusu
sensizlik gönlümün acı kaygısı
bitir şu hasreti kahretme beni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!