sevda hasret gurbet dolu
türküleri söyle yüreğim
söyleki seherlerde yele karışsın
dolaşsın kırlarda çiçeklerden koku bulaşsın
essin ılgıt ılgıt yüce dağları aşsın yare ulaşsın
yar yüreği yangın duygularla buluşsun
çölde tarla hasreti hasat gurbet
insafı tükenmiş vicdanı meret
muhaneti zulüm doludur namert
ne namert ne meret nede muhanet
olma sultanım olma et merhamet
hasretim gül yüzüne
düşürdün beni hüzüne
mevsimlerin hep güzüne
dönderdin ömrümü neden
bahar bilmem yazı bilmem
çimen otu çarşaf gibi serilir
akşam vakti ay semada görünür
sevdalılar sevgi dolu gezinir
yarden ayrı benim ruhum ezilir
baharda kırlarda çiçek açıyor
gözleriyin derinlikteki dalgınlıkta
ıssız yalnızlığın gurbet yıllgınlığı
halde halsizlik dolu halinde
hayatın acımasız bıkkınlığı
sanki sorunlar yumağı
çöreklenmiş yüreğine
hal perişan dert dermansız
gelse de ölüm fermansız
bu gönül seni sevmekten
kalmaz geri geri kalmaz
şu gönlüme söz geçmiyor
hani ilkbahardı bizim sevdamız
tutuşup el ele çıkardık kıra
mehtaplı gecede bakarak aya
anlatırdık aşkımızı biz göğe
eserdi hep tatlı tatlı sam yeli
manadır maddenin özü
söylenmiştir sırlı sözü
kainatın türlü yüzü
harf kelime cümle yazı
ovası dağı denizi
yüce dağdan iner ceylan sürüsü
nazlı yarim güzellerin hurisi
şu gönlümde yoktur başka birisi
ruhumda bir fırtınadır sevğisi
sevği dolu şu gönlüm gelirim sana
endamın fiziğin bir selvi dal
ağzında sözlerin petekte bal
sal zülüflerini suna boylu rüzğara sal
göz görür seni gönülde olur türlü hal
halde ondört mehtap gibi nurludur yüzün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!