sevda hasret gurbet dolu
türküleri söyle yüreğim
söyleki seherlerde yele karışsın
dolaşsın kırlarda çiçeklerden koku bulaşsın
essin ılgıt ılgıt yüce dağları aşsın yare ulaşsın
yar yüreği yangın duygularla buluşsun
çölde tarla hasreti hasat gurbet
insafı tükenmiş vicdanı meret
muhaneti zulüm doludur namert
ne namert ne meret nede muhanet
olma sultanım olma et merhamet
hayalinle yaşıyorum
aşkın ile coşuyorum
rüyalarda görüyorum
sevincimden uçuyorum
çarem sensin mededimsin
ey sevdasından şeydayı bülbül olup
name name dolduğum
ey mahcemalini zühre yıldızında gördüğüm
halden hale girip haller olduğum
hasretinden can çekişip öldüğüm
yokki hallerimden haber sorduğun
hallerimdeki hallerin halsizliğinin halsizlik hali
haberdarmısın hallerimdeki hallerin halsizliğinden
hani habersizsen hallerimin hallerinin halsizlik halinden
hayret hakikaten hayret hasreti hayatım hastayım hasretinden
hasret hastalığıyla hastalanıp harabeleşesice halden habersiz
hayatı haramileşerek
hasretle harmanlayıp
hunharca harcamayalım
hasretiyle haraplaştığım
haramileşmiş herşeyim
henüz dört yaşında mama çağında
bir bomba patlamış bebe bağrında
sanki mışıl mışıl tatlı uykuda
yatıyor bedeni beton altında
o bir bebe daha nedir onun günahı
hep aynı hikaye dönüyor masala
bülbül çölde mecnuna gül hoyrat yelde hazana
hasret acısını kovanda bala
benzetip dolduruyorlar yürekte kazana
başlıyorlar sonra itiş kakışa
birbirlerini birbirlerinin başına kakan kakana
aşkın esas olan manası özü
şekiller biçimler veremez hazzı
mevsimlerin güzel olsa da yazı
ilkbahardan alır her zaman tadı
gönül verir sevda için kararı
her bahar yeniden yeniden açar
kır çiçekleri gibi hep taze
hep körpe fidan gibi
nedir ki kör karanlıklar da rutubet ve nem
daraltılmış dört duvar demir kapı asma kilit




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!