renklenmiş kırların çiçeği gülü
geldi bayram mutluluklar sardı bak eli
yokluğun ağır yük gülüm kırıyor beli
nerdesin sultanım gel bayramlaşalım
hasretin halımda haller oluyor
ah be gülüm ne sevdaydı bendeki sana
sunmuştum tüm gönlümü olduğu gibi ey suna
bir candın ömrümdeki var olan cana
bir anda getirdin bu sevdayı sen sona
ah gülüm ah bir anlık yokluğun bile gurbetimdi
leyasın yitirmiş mecnun gibiyim
aşkıyla kavrulan bir divaneyim
yitirdim yarimi nasıl sevineyim
verdi dertleriki hep dövüneyim
sevdanın böylesi gelirmiş başa
cana can bakışın
derde ilaç gülüşün
bir düşün yar bir düşün
dayanması zor yürek yakışın
o keman kaşın o ela gözün
mehtabın muhteşem güzelliği
gök kubbenin berrak duru derinliklerinde
ışıldayan yıldızların parlaklığı
ruhumun derinliklerindeki
sana olan haz dolu sonsuz sevdamın
sen dolu sonsuzlukta ebedi yansımasıdır
bir bahar güneşi bir hoş sada
seher vaktinde bülbül namesinin
ilhamı deryasının güzelliğine sahip
tacı sultanım
hasretimin özlemine haykırışıdır
seher yeli selam dolu esiyor
ılgıt ılgıt yüce dağdan iniyor
nazlım ağıt yakmış türkü söylüyor
gurbette kaybolan yarin soruyor
ağlama be nazlım kederin çoktur
sevda seherinde bülbüller öter
seni gören güller kahrından solar
sarmaşık gövdeyi sımsıkı sarar
çaresiz kollarım hep sensiz yatar
bülbül gülden uzak çok dertli öter
şiddetin varlığı insanın varlığıyla bire bir bağlantılıdır
insanlık tarihinin her döneminde var olmuştur
var olmayada devam edecektir
yani şiddet insan var oldukça vardır olacaktır
günümüzde olduğu gibi geçmiştede vardı gelecektede olacaktır
kırılmış kanadı yavru kartalın
uçmadan uçmayı unutmuş bakın
bir el tetiğe yavaşça kaymış
yavrunun dünyası hemen kararmış
kanatlar özlem dolu uçmaya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!