gülüm benim pınar suyum
yavru ceylan gibi huyun
nede çabuk geldi uykun
uyudun uyanmıyorsun
sanki dün geldin dünyaya
nidayı bülbülün namesi güle
ismin fermanını yazıyor dile
beden ayrılığın dolu bir yele
kapılmış savrulur diyarı ele
derman durur dertten uzak
hasret özlem gurbet tuzak
oturakta efkar yazak
yazak nazlım efkar yazak
bağırmak boşuna feryat boşuna
ecel gelip cana gel gel deyince
servetinle malın fayda eylemez
ruhun bu dünyaya bay bay edince
fıtratın bakidir varlığın fani
diktiğimiz gül fidanı
hemi eğri hemi doğru
dallarında yaprakları
biraz yeşil biraz sarı
her gün uğruyorum ona
gafil olma gafil nazlı sevgili
solar bir gün varın cevherin gülün
bahardan bahara murad bülbülün
ömrümde bir bahar yaşat sevgili
çırpınan şu bülbülün
çoktur derdi çok kederi
ağlayan şu gonca gülün
çok kötüymüş kaderi
ben kederi çok bülbülüm
gönlün gönlümle göklerde
göğün güzelliklerinde gezinsin
gönüllerimiz gençleşsin
güzeller güzeli gönlümün gülü
güzel gözlü goncam
gençleşsin gönlün
gurbetin uzayan yolları zalım
sabretmek için hiç kalmadı halım
arılar petekte yapıyor balın
yaklaştı gel artık sevdiğim sonum
halin nedir diye ne olur sorman
fatom sen gideli çok zaman geçti
kaç bahar çiçekler hep sensiz açtı
güttüğümüz davar sayısı beşti
nerdesin gel artık on beşi geçti
baharda kırların tadı kalmadı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!