uçtun turnam yükseklerden
aştın aşılmaz dağlardan
haber vermeden o yarden
uçtun turnam yükseklerden
yüklenmişsin hasretini
yükün ağır gönül senin
hem gündüzün hem geceni
sarmış elem dolu gamın
yanar dağlar lavı gibi
yüreğimde Anadolu
yaylaların soğuk suyu
nerde ataların soyu
hey hey hey hey
bolu dağında Köroğlu
seher vakti senden ayrı
yüreğimde hasret yüklü
bülbüle yoldaşım gayrı
sevdan şu gönlümde saklı
ayrılık girdi araya
çaresiz çırpınan yüreğim hasta
saçlarım bembeyaz bu dertli başta
ayrılık hasreti gözdeki yaşta
mazide kalana her dalışında
yollarında yorgunum yalnızım yalnız
yürüyorum yüreğimin yürüdüğü yolda
yalnızlığın yalnızlığında yalnızca
yıldızlar yok yollarında
yıldızsız yollarında yılmadan
yılığınlığın yılgınlığında
yanğınlarında yanarak yoklaştığım
yokluğunun yalnızlığında yıllarca
yalnızlık yılgınlığıyla yılgınlaştığım
yalan yanlış yalanlarıyla yalancı yarim
yıllardır yalanlarından yılıp yaşlandım
yalnızlığın yalnızlığından yılıp yaşlanıp
yaşamı yalnızlığın
yağmurlaştırdığı
yaşlarla yaşamak
yakışmaz yangınlarında
yandığım yarim
yeminimi aşka ettim ezelden
salıver sevdanı yele tez elden
vazgeçilmez ki sen gibi güzelden
hasretten özleme yolum sanadır
ahvali bülbülün halı güledir
gövdede bir çürük daldan farksızım
sen vurma felek
ateşten bir kızgın gömlek giymişim
sen vurma felek
açmışım avuçlarımı bir dilek
sen vurma felek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!