gördüğüm rüyada bir gonca gülü
gördüm yaklaştım sohbet eyledim
öyle güzel öyle tatlı söylüyordu ki
mest oldum kendimden geçtim dinlerken
mevsim değişti hava soğudu
şartlar zorlaştı kış geldi yar kış geldi
gurbetin kudreti arttı
gaddarlığı zulmü katlandı
biraz zeytin yarım ekmek yada bir domates
veya çay simit dönemi bitti
derin devrin derdi derin
aslolan gerçeği görün
tabip olun yara sarın
kamil olun hatır sorun
bilgin alim çokça gibi
bir gönül oyunu sandığın duygu
şu dertli ruhumun derin yarası
sende değil ama belki hiç kaygı
bende vazgeçilmez yürek narası
seni düşündükçe şaşıyor aklım
gönül derdimin dermanı
yarde yaşamak vuslatı
gurbetin kahrı kederi
çekmektir türlü hasreti
vuslat yok hasreti çoksa
zulüm dolu zalimliğin mimarı esat
sarmış benliğini senin şeytani fesat
beynindeki hücrelerin dönğüsü haset
bu durumun sana babandanmı nasihat
kullanıyorsun kimyasal silahları
ne olurum demeden ne oldum deme
dibini görmeden derine girme
acemi dalgıç gibi vurgunu yeme
gitmesin hayatın vah ile güme
diktiğimiz gül fidanı
geldi tomurcuk zamanı
çektiğim hasret revamı
kim sarar gönül yaramı
gittin gideli beklerim
dilde şahadet nafile
gönülde şeytan var ise
sevda yalan sevgi yalan
yürekte ateş yok ise
ağlasa da gözler sahte
dilde teleffuzla gel deme bana
gönlündeki cazibeyle cezbeyle
koştur varlığımı sendeki sana
hallerini hallerime meyleyle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!