feryadı figan çaresiz halın
kırılmış gibi tutunduğun her dalın
kar tipi fırtına kapanmış yolun
gibi haldesin çok halsiz halın
hüznün aşmış yüce dağları
henüz çok körpesin bir tay gibisin
nurlanmış yüzünle bir ay gibisin
gönül yürek ruhdan gelen vay gibisin
çok küçük acemi bir toy gibisin
henüz koklanmamış gonca gül gibisin
gidilmezse zorlu yollar
hep engeldir yüce dağlar
düştedir bahçeler bağlar
gidelim yolları dostum
zorluk bizi engellemez
bülbül ne ağlarsın dertli karalı
seher vakti kalmış gibi yaralı
kara kış mı verdi bunca zararı
gonca gülün görememiş baharı
derin olur ayrılığın yarası
varınla varlığınla girdin bahtıma
otur hatın otur dostluk tahtıma
gönül yürek ruhumun bütün katına
kul köle hizmetkar olunur senin gibi kadına
aklı ilah sayan bilim dehası
ilminde ihsanı fark edemezsin
evrende bulunur yetmiş bin alem
bir ademde hepsi sen göremezsin
her alemde ayrı sırlar doludur
ömürden gidiyor bütün hep günler
nerde hani geçip giden o dünler
solar sonbaharda dalında güller
bahar gelir başka tomurcuk açar
ey sevgili bırak artık inadı
gel gidelim bağlara
gülle sohbet edelim
seher vakti bülbüle
selam verip dönelim
ulaşalım kırlara
bağırsan da çağırsan da
avaz avaz haykırsan da
çekip beynimden vursan da
gitmiyorum kapındayım
yalan değil bu bir gerçek
acıları dinmez oldu
dertli dertli inler gönlüm
uzak gurbet diyarına
gittin gideli de yarim
yüreğim aşkın korunda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!