sinmiş her tarafa her şeye yar o mis gibi kokun
kokladıkça ciğerime dolarken tatlı bir huzur
param parça yüreğime saplı ayrılık okun
kırgın dargın gönlüm gurbete ediyor kahır
bülbül gülistanda koklar iken al gülü
gördüğüm seher bülbülü
dertli dertli öttü yine
dert ile dolmuş isyanı
yüreğinden döktü yine
efkarlanmış yaşlı gözle
seher vakti bir çığlıkla uyandım
gördüğüm rüyayı sandım ayandır
o yardan yanada bağrım yanıktır
sandım kara toprak onu alıktır
anladımki çığlık başka yürekten
şehri istanbulun derttir gurbeti
insanın insana yok merhameti
aldatıcı hile dolu sohbeti
şehri istanbulun derttir gurbeti
gözler kuşku dolu yürekler korku
değmesin göz güzel gözlüm
göz değmesi tehlikelidir
inanıyorsan nazara
şarkılar söylüyorum sana
dinle yüreğinle dinle
yüreğimden gelenleri
nedir özğürlük denilen olğu
sabit somut kalıcı değişkenliği olmayan
yaşamın varlığı süresince aynı kalan
değişmez değiştirilemez bir tabu niteliği taşıyan
varsa diyen akıl mantık düşünce görüş şaşarım
hasret bende özlem bende aşk bende
sevda bende gurbet bende dert bende
hayallerim kabus oldu bak sende
onulmaz dertlere döndün bu canda
yiten umutlarım sende kayboldu
kerametin güzelliğin değil gönlündür sultanım
deryama ummandır duyguların kurbanım
hasret dolu özlemimde közde korsun sen harım
yeter ki bir umut yeter ki senden bana cananım ben varım
kaybolmuşum ummanında
susamışım sevdana sevgin seraptır çölde
özlemin dolu ruhumda gönlüm nidayı bülbül gülde
ismin duada niyaz avaz avaz dönüyor dilde
sancısı çok zor çekilmiyor acısı ayrılığın şu gurbet elde
dermansın derdime çare hasretime
gel gönlümün gör halini param parça duygularım
kaldıramaz oldum artık taşıdığım kaygıları
sarıyor bütün gecemi ayrılığın kabusları
onun için yitirdi gözlerim bak uykuları
unut diyorum olmuyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!