düştükçe aklıma geçmişte kalan
mazideki o tatlı anılar
tozlanmış albüm yapraklarındaki
soluk resimlerde canlanıp gem vuruyor
ruhumda esen fırtınalara
bir gün postacının gelip kapıya
bir mektup verip de gideceğini
hayal bile edip düşünemezdim
helal et hakkını gidiyorum ben
sosyal misyon sahibi olup ta
toplumsal konumda bulunup
taraf ve yan tutmak
düşünüyorum da
inşaatçı kafamla
ters oluyor gibime geliyor
doldum deryalarla döndüm ummana
coştum da geldim ben kapına amana
bir ateş ki düştü can da canıma
yağmur ol hışım gibi senin için cayır cayır yanana
gurbet çilesinin çalı dikeni
dön bir bak hatıralara kimi kör kimi topal
resimlerde kalmış o tatlı ılık bahar
bir başka deyişle aşkımızda son bahar
dalından koparılmış bir gül gibi solar
bir tohumdu o atılan toprağa
bahar gelir lale sümbül açılır
her tarafa miski amber saçılır
bülbül güle konar neşe dağıtır
benim boynum bükük ruhum sıkılır
seher yeli senden medet umarım
hasretin bittiği yerden es bana
bir çare kalmışım dört duvarlarda
tüm umutlarımı bağladım sana
al telli turnadan tatlı haberi
gönül gel gidelim dostun bağına
gül bahane muhabbeti derelim
aşkın hakikatı gönül sırrında
dalıp deryalara sırra erelim
aşkta gerçek olan bil ki muhabbet
gönül muhabbete doymaz
gurbet derde derman olmaz
muhanetin dostu olmaz
dost bağına girek gönül
zalım kanunlarla donanmış gurbet
gezdiğim diyarlar çıktı muhanet
muhanete gönlüm etmiyor minnet
usandım tiksindim senden ihanet




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!