Ahmet Kemal Şiirleri - Şair Ahmet Kemal

Ahmet Kemal

EĞİTİM ÜZERİNE YAZILAR

Eğitimde yapılan yanlışlar
2
Eğitimi allak bullak eden değişiklikler, denenmeden yapılan değiştirmelerdir. Bu tür değişikliklerle yazboz tarlasına döndürülen eğitimden iyi bir sonuç beklemek hayal. Birkaç başıbozuk bürokrat ve bakanlıkta kendini göstermek isteyen akıl danelerin, bol maaşlı uzmanların işin mutfağından uzak, hiçbir ön araştırma yapmadan aldıkları kararlar eğitimi bir uçurumun kenarına sürüklemiş, oradan aşağı yuvarlamak için fırsat kollamaktadır.
Siyasetin de parmak attığı bir alan olan eğitim bir milletim kaderiyle oynamaktadır. Siyasiler, karanlık odaklar, kendini bilmez bürokratlar, burnu düşse almayan uzmanlar eğitimi felç etmekten başka bir şey yapmıyorlar aslında. Bütün bu çok denklemli etkilerin allak bullak ettiği eğitim bu gün ortadan kalkmak üzere felçli bir hastadır, ona yapılan her yanlış müdahale sonunu hazırlamaktadır.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

BÜYÜK KAVGA


BU kavga Hak ile batıl arasında. Bu kavga küfür ile iman arasında. Bu kavga Adem’le Şeytan arasında. Adem as cennette Havva anamızla birlikteyken ilk igvasını verdi şeytan. Bu igva: ayartı kadından yol buldu insana.
Her kadından bir yol olduğu gibi şeytana, her erkekten de bir yol vardır. Havva’dan yol bulan şeytan Kabilde kendini bulur. İki türlü şeytan vardır denir bu yüzden. Biri insan şeytanı diğeri cin. Cin’nin atası iblistir.(İns) İnsan atası Kabil. Firavun, Şeddat ve Nemrut onun soyundan. Hatta hak yoldan ayıran her insan. Arkadaş olsun, düşman olsun. Lider olsun, hükümdar olsun.
Batıl ile Hak arasındaki kavga o gün bugün devam etmektedir. Bu kavga hem dış alemde hem iç alemde cereyan etmekte. Dış alemde küfür ve iman cephesinde süren bu savaş insanın iç aleminde nefs ve ruh arasında cereyan etmekte. İşte imtihan da burada, dünyaya getirilişimizin amacı da bu.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

ÇILGIN İNSANLIK

İnsanlık bu kadar hiç çılgın olmamıştı. Bu denli egoist, bu denli hodbin, bu denli hedonist hiç olmamıştı insanlık. Hiç bu kadar gasıp, hiç bu denli zalim, hiç bu denli gaddar olmamıştı, olamamıştı insanlık. Yavrularını diri diri gömerken bile bu kadar acımasız değildi.
İnsanlık artık ölçüsünü kaybetti. Kendini kaybetti, kendinden geçti, insanlığını kaybetti insanlık. Her şeyimizi kaybettik biz. İnsanlığımızla beraber tüm değerlerimizi kaybettik. Erdemlerini kaybetti insanlık. Kabil ’in öz kardeşini bir kız uğrun, öz kardeşi olan kız uğruna katletmesinden sonra insanlık Allah’tan ve onun iradesinden ayrı bir yola koyuldu ve iki yolda ilerledi: birisi hak yol ki adı sırat-ı müstakimdir. Öbürü doğru yola aykırı giden, şeytan igvasına kapılanların yoludur.
İşte şeytan saltanatını kurmuş, tüm dünyada hakimiyetini ilan etmiştir. Bu hakimiyet o kadar büyük boyutlardadır ki Müslüman dünyasını ümidini kaybedecek duruma düşmüş, düşmanlarından yardım istemeye ve onlara yataklık yapmaya varmıştır.
Bu insanlıkla beraber Müslümanlığın da tereddiye uğradığı, insanlıkla beraber Müslümanların da alçalmaya başladığı noktadır. İşte bu noktada gelecekten ümitvar olmak zor görünmekte, Müslüman dünyasını karamsarlığa itmektedir.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

RAMAZAN VE NAMAZ

Ramazan’la namaz iki kardeş. Bu yüzden en büyük namaz olan teravih bu aya ait bir namazdır. Namaz Ramazan’ın alametifarikası olan oruçla sarmaş dolaş yaşar bir ay boyunca. Namaz oruçla birleşerek insanı sarıp sarmalar kuşatır, yeniler, gönendirir, temizler, arındırır.
İnsan bu deni dünyaya düştüğü günden beri onun ebedi ve ezeli düşmanı olan iblis onu cennetten çıkardığı gibi bir daha oraya girmesin diye kılıktan kılığa girerek bir daha oraya dönmesin diye elinden geleni yapmaktadır.
Namaz bu dünya denizinde boğulmasın diye insana verilen kurtuluş armağanlarıdır. Bu armağanlar adem oğlunun evrensel gerçeğe açılan pencerelerdir. Ve insan bu pencerelerden günde beş defa ilahi olanla yüzleşir, kendi yaratıcısıyla karşı karşıya gelir, onunla sohbet ve muhabbet ederek ayrığını giderir, hasret vuslata dönüşür.
Ramazan ve oruç ise bu vuslatın dolu dolu yaşandığı bir ortamdır. Kul yaratıcıyla buluşur, onunla dolup dolup taşar, fani olandan baki olana, beşeri olandan ilahi olana doğru bir aşkınlık yaşar, bir yıllık ayrılığın acısını çıkarır. Onun için bu ayda bazı müminler diğerleri ve kendisi adına halvete girer. Bu halvetten devşirdiklerini toplumla paylaşır. İlahi şuayı kendi üzerinden halka aktarma görevini üstlenir.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

SİYONİZM, FİLİSTİN VE MÜSLÜMANLAR


2


Devamını Oku
Ahmet Kemal

Ailem ve Ben



ALİ AMCAM YA DA NAM-I DİGER TONYALI

Devamını Oku
Ahmet Kemal

AİLEDE İLETİŞİM

Tam bir iletişim engellisi toplumuz. Kimse kimseyle doğru dürüst iletişim kuramıyor. Aile de aynı vaziyette. Kimse kimseyi anlamıyor, anlamak istemiyor. Bu yüzden de çocukların aile içi eğitimi tam bir faciaya varıyor.
Eğitilmeyen, eğitimi eksik ve yanlış olan bireyler yetiştiriyoruz toplumda. Bu bireyler evlilik yapıyor aile kuruyor, ama iletişim kuramıyor. Bu iletişimsizlik çatışmaya yol açıyor. Çatışma savaş boyutlarına doğru gidiyor, ya yuvalar yıkılıyor, bireyler yalnız hayata mahkum oluyor. Yeni evlilikler yapılıyor; ilk denemeden elde edilenler kullanılarak birliktelik sürdürülmeye çalışılıyor, ya da kadın sığınma evine yerleşiyor veya baba evine. Bir kısmı da yalnız yaşamaya çalışıyor, çocuklarını tek başına yetiştirmeye çalışıyor.
Veya ayrı yaşamalar tercih ediliyor, zina, alkol ve uyuşturucuya doğru yol alınıyor. Yahut ta cinayetler işleniyor, katliamlar başlıyor. Çocuklar perişan oluyor. Büyüyüp yetişen çocuk aile kurmakta zorlanıyor, kursa da sürdüremiyor bu birlikteliği.
Kimse kimseyi dinlemiyor. Ön yargılar, yanlış anlamalar, karşısındakini değiştirme çabaları hayatımızı tam bir işkenceye çeviriyor. Bu işkence büyük bir savaşa dönüşüyor, savaşlar yıkıma yol açıyor. Hayatımız tam bir cehennem.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

İSRAİL OĞULLARI VE

İsrail oğulları kendilerinin Allah’ın dostu ve sevgili kulları olduklarını söylüyorlar. Kitaplarında yazıyor bu. Hatta bizim kitabımızda bile yazıyor. Ancak bu onların asıl adı İslam olan, evrenin yaratıldığı günden bu güne gelmiş geçmiş bütün dinlerin tek ve eşsiz adı olan İslam’a inandıkları ve onu yaşadıkları zamana aitti.
Elbette ki Allah’ın emrine gerçekten uyanlarla sapıtmışlar bir olamaz. Tahrif edilmiş kitap Tevrat ile onun uyduruk tefsiri Talmut’un yanlış ve sapkın öğretileri İsrail oğullarını yanılgıya uğratmış, onlara kendilerinin Allah’ın sevgilisi olduğuna inandırmıştır. İşte bu sapkın öğretidir ki bu gün Ortadoğu İslam dünyasının kalbine mızrak gibi saplanmış orada bir yangın olmuş, önce Filistin’i sonra Müslüman dünyasını yakmaktadır. Bu gün bütün bu olup bitenler bu sapkın inancın neticesidir.
Bu sapkın inançtır ki onları zulme sevk etmiş, acımasız katil yapmıştır. Bu sapkın inanç yüzünden onlar gözünü kırpmadan çocuk ve hamile kadınlara kıymakta onları acımasız bir şekilde katletmektedirler. Kurban ibadetini şeraitlerinden kaldıran bu insan müsveddeleri sapkın inançları doğrultusunda Müslüman öldürmeyi bir ibadet telakki etmektedirler. Bu telakkidir ki yarım aşırı geçkin bir aşıra yaklaşan bir zaman boyunca yerlerinden yurtlarından ettikleri Müslümanları koyun gibi boğazlamakta, ocaklarına ateş düşürmektedir.
Gece gündüz demeden bu mübarek ramazan gününde evlerini bombalamakta, acımasızca öldürmektedirler. Bu sapkın inanç yüzündendir ki hiçbir kural tanımamakta hastaneleri bombalamakta, hastaların üzerine ateş yağdırmaktadır. Bu yüzdendir ki Birleşmiş milletlere sığınanlara bomba atmakta dünyaya meydan okumaktadır. Dahası ölülerini kaldıranların, yaralıların yardımlarına koşanların üzerine karadan, havadan ve denizden ateş yağdırmaktadır.

Devamını Oku