Ahmet Kemal Şiirleri - Şair Ahmet Kemal

Ahmet Kemal

KENDİME ÖĞÜT

2

Bırak kendini gevşe
Bunca karışıklık fazla

Devamını Oku
Ahmet Kemal

OLACAK

Bir gün herkes uyanacak
O vakit çok geç olacak
Canlar senin için olacak
Her şey yazılmış olacak

Devamını Oku
Ahmet Kemal

NERDESİN

Sen yoktun yine
Bu gün her günkü yerinde
Aradım seni bilmecelerde
Dev bir soru belirdi içimde

Devamını Oku
Ahmet Kemal

İNSANIN KUTLU YOLCULUĞU


O gül gelsin raks ederek
Ölüm bize diriliştir
Hep atılır biz ölüme aşkla

Devamını Oku
Ahmet Kemal

DEĞER Mİ

Bilmiyorlar neyi niçin yaptıklarını
Bilmiyorum ben de
Bu hayat çizgisinde
Niçin geldim bu dünyaya

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Eğitim üzerine:

EĞİTİM VE TOPLUMUN GELECEĞİ

Toplumların arayışları değiştikçe şekillenmeleri de farklılaşır. Sorunlar ve çözümleri toplumlara başka başka yön verirler. Geçmişte ekonomik sıkıntılar baş göstermiş ülkemizde yediden yetmişe ekonomi konuşur olmuştuk. Daha önceleri anarşi ve iç savaş tehlikesi baş göstermiş, ulusça bu konularla haşır neşir olmuştuk. Şimdi casusluk olayları ve dış dünyadaki gelişmeler ilgi odağımız oldu.
Bütün bunlar gösteriyor ki ulusça bir şeylere yönlendiriliyoruz. Bu yönlendirmeler asıl dikkat etmemiz gereken şeyleri unutturmak adına yapılmasın diye hiç düşünüyor muyuz acaba?

Devamını Oku
Ahmet Kemal

AİLEDE İLETİŞİM ÜZERİNE


1


Devamını Oku
Ahmet Kemal

BÜYÜK KAVGA


BU kavga Hak ile batıl arasında. Bu kavga küfür ile iman arasında. Bu kavga Adem’le Şeytan arasında. Adem as cennette Havva anamızla birlikteyken ilk igvasını verdi şeytan. Bu igva: ayartı kadından yol buldu insana.
Her kadından bir yol olduğu gibi şeytana, her erkekten de bir yol vardır. Havva’dan yol bulan şeytan Kabilde kendini bulur. İki türlü şeytan vardır denir bu yüzden. Biri insan şeytanı diğeri cin. Cin’nin atası iblistir.(İns) İnsan atası Kabil. Firavun, Şeddat ve Nemrut onun soyundan. Hatta hak yoldan ayıran her insan. Arkadaş olsun, düşman olsun. Lider olsun, hükümdar olsun.
Batıl ile Hak arasındaki kavga o gün bugün devam etmektedir. Bu kavga hem dış alemde hem iç alemde cereyan etmekte. Dış alemde küfür ve iman cephesinde süren bu savaş insanın iç aleminde nefs ve ruh arasında cereyan etmekte. İşte imtihan da burada, dünyaya getirilişimizin amacı da bu.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

ÇILGIN İNSANLIK

İnsanlık bu kadar hiç çılgın olmamıştı. Bu denli egoist, bu denli hodbin, bu denli hedonist hiç olmamıştı insanlık. Hiç bu kadar gasıp, hiç bu denli zalim, hiç bu denli gaddar olmamıştı, olamamıştı insanlık. Yavrularını diri diri gömerken bile bu kadar acımasız değildi.
İnsanlık artık ölçüsünü kaybetti. Kendini kaybetti, kendinden geçti, insanlığını kaybetti insanlık. Her şeyimizi kaybettik biz. İnsanlığımızla beraber tüm değerlerimizi kaybettik. Erdemlerini kaybetti insanlık. Kabil ’in öz kardeşini bir kız uğrun, öz kardeşi olan kız uğruna katletmesinden sonra insanlık Allah’tan ve onun iradesinden ayrı bir yola koyuldu ve iki yolda ilerledi: birisi hak yol ki adı sırat-ı müstakimdir. Öbürü doğru yola aykırı giden, şeytan igvasına kapılanların yoludur.
İşte şeytan saltanatını kurmuş, tüm dünyada hakimiyetini ilan etmiştir. Bu hakimiyet o kadar büyük boyutlardadır ki Müslüman dünyasını ümidini kaybedecek duruma düşmüş, düşmanlarından yardım istemeye ve onlara yataklık yapmaya varmıştır.
Bu insanlıkla beraber Müslümanlığın da tereddiye uğradığı, insanlıkla beraber Müslümanların da alçalmaya başladığı noktadır. İşte bu noktada gelecekten ümitvar olmak zor görünmekte, Müslüman dünyasını karamsarlığa itmektedir.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

RAMAZAN VE NAMAZ

Ramazan’la namaz iki kardeş. Bu yüzden en büyük namaz olan teravih bu aya ait bir namazdır. Namaz Ramazan’ın alametifarikası olan oruçla sarmaş dolaş yaşar bir ay boyunca. Namaz oruçla birleşerek insanı sarıp sarmalar kuşatır, yeniler, gönendirir, temizler, arındırır.
İnsan bu deni dünyaya düştüğü günden beri onun ebedi ve ezeli düşmanı olan iblis onu cennetten çıkardığı gibi bir daha oraya girmesin diye kılıktan kılığa girerek bir daha oraya dönmesin diye elinden geleni yapmaktadır.
Namaz bu dünya denizinde boğulmasın diye insana verilen kurtuluş armağanlarıdır. Bu armağanlar adem oğlunun evrensel gerçeğe açılan pencerelerdir. Ve insan bu pencerelerden günde beş defa ilahi olanla yüzleşir, kendi yaratıcısıyla karşı karşıya gelir, onunla sohbet ve muhabbet ederek ayrığını giderir, hasret vuslata dönüşür.
Ramazan ve oruç ise bu vuslatın dolu dolu yaşandığı bir ortamdır. Kul yaratıcıyla buluşur, onunla dolup dolup taşar, fani olandan baki olana, beşeri olandan ilahi olana doğru bir aşkınlık yaşar, bir yıllık ayrılığın acısını çıkarır. Onun için bu ayda bazı müminler diğerleri ve kendisi adına halvete girer. Bu halvetten devşirdiklerini toplumla paylaşır. İlahi şuayı kendi üzerinden halka aktarma görevini üstlenir.

Devamını Oku