YABANCILAŞMA
Yabancılaşma ülkemizde 200 yıllık bir mazisi olan büyük trajedi. Bu trajediyi yaşamamız kaçınılmazdı. İslam ülkesi olan Osmanlının devlet-i ebed müddet anlayışı kendini beğenme ve düşmanı küçük görme anlayışı, Müslüman dün dünyayı gaflete düşürmüştür.
Bu gaflet o kadar ileri boyutlara varmıştır ki batı dünyasının Reform ve Rönesans hareketleri görmezden gelinmiş, kaplumbağa ile yarışan tavşan misali koca yüzyıllar uykuda geçirilmiştir. Rönesans ve reformlar ardından sanayi devrimini başaran batı İslam dünyasını yıkmak en azından ilerlemesini durdurmak, parçalamak ve yok etme peşine düşmüştür. Bunun için de gereken her türlü hazırlığı yapmış, oryantalizm çalışmalarıyla planlarını sinsice yürürlüğe koymuştur.
Bu planlardan biri de doğu insanını kendine yabancılaştırma, özünden, geleneklerinden giderek dininden koparma, dinsizleştirme, yapabilirlerse Hristiyanlaştırma politikasıdır. Öncelikle bu ülkelerdeki eğitim politikalarına el atılmış, oradan kendilerine düşman, batı medeniyetine ve insanına hayran, özüne yabancı, maymunvari taklitçi insan tipi yetiştirmişlerdir.
Bu yabancılaşma ve yabancılaştırma hareketi sistemli ve planlı bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Bu hareket o derce ileri gitmiştir ki evinden atasından, ana ocağından koparılan saf temiz Anadolu evlatları dinine, inancına düşman, kendi halkını ve içinden çıktığı toplumu hor ve hakir görerek aşağılayan bir insan tipi haline gelmiştir.
15 TEMMUZ ŞEHİTLER DESTANI
(bismillahirrahmanirrahim)
GİRİŞ
Bu destan gözü kara kahramanların destanıdır
2
İbrahim İbrahim olalı böyle şey görmedi
Dünya dünya olalı böyle bir şey görmedi
Türk askerini milletine silah doğrultması nasıl bir şeydi
BU GECE
Bu gece ay doğacak dediler bir başka
Bu gece ay bambaşka olacak
Yıldızlar kıyamet gibi bol ve bereketli
Gece bir başka gece olacak
15 TEMMUZ ŞEHİTLER DESTANI
Ne gözü karaymışsın sen ey büyük millet
Adın Safiye Ayşe Fatma Hatice Meryem
Nene Hatunların, Kara Fatmaların torunu
BÜYÜK SAVAŞ
Hop oturup hop kalkıyorum
Hayat benim için çekilmez oluyor
İçinde aşk yoksa dünya harap biliyorum
Ben kendi zehrini içinde bulan varlık
BU MİLLET
‘Var bir şey var Allah’ım bu Millette’
Diyordu Şair -Ben miydim yoksa-
Hayretle görüyorum Ben de diyorum
‘Var bir şey var Allah’ım bu Millette’
BUNUN ADI AŞK
Sonsuz bir gülüştür biliyorum
Hayat bana zehirden acı biliyorum
Nefes almak için sana bakıyorum




-
İsmail Karaosmanoğlu
Tüm Yorumlarhaydi şair dostlar görüşelim