Ahmet Bektaş Şiirleri - Şair Ahmet Bektaş

Ahmet Bektaş

Gümüş saçlarımı dağıtan
Serin sonbahar rüzgârlarıyla
Arınıp yılların hüznünden,
Bunca acıya kedere inat
Yüzünde tatlı bir tebessümle gel.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Gül

Rengârenk buket içinde en güzel gül.
Narin, şirin, tutkulu bir kadın Gül.
Bazen sevgiliye uzanan bir tek gül.
Yüzleri güldürür, sevgilim hadi gül.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Kadın veya erkek,bir insanın değeri;
Bir insanlık değil mi?

Zalimler islamları, kendi fikri ile vuruyor.
Kendi elleriyle kendini boğduruyor.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Gözlem

Dünyada gözlenen her şey, “An” göreceliliğinde olacak ama gözlem anına dair “Geçmiş-gelecek; büyük- küçük; iyi kötü” göreceli olacaktır! Zaman ve mekan olmadığında, tercih yani şuur olacak ama gözlenemeyecek! İlk aşamaya, “Ben” yani “Şuur”; Şuura, “Tercih” diyebilirim, tercihe dair “Data” oluşması 2. Aşama, gözlem, 3.aşama! Aşamalar da boyutlar!

Tüm gözlenen şeylerin datası var! Bir şey data olarak 2.boyuta çıktığında, yazıldığında 3. Boyutta da algılanır! 3. Boyutun izafi zaman (geçmiş-gelecek) -mekan (büyük-küçük) şeylere, varlıklara dair algılama ise (iyi-kötü) göreceliliğinde yanılgılara sebep olacaktır! Bir şey 3. Boyutta algılandığında, zaman-mekan ve algı izafiyeti onun datasının önce, algısının sonra olduğu yanılgısını verir! Kuantum alanda, sınırsız olasılıkta her şey olabilen ve her zaman ve mekanda olabilen bir şey, gözlendiğinde; yani tercih edildiğinde, izafi olarak “Geçmiş-gelecek, büyük-küçük, iyi-kötü” belirlenir! Bu gözlem anı, 3. Boyutta izafi bir belirlemedir!

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Efendi

İnsan ya efendice yaşar ya da kendine efendi/ler edinir!

Kişi efendi ise zaten kendi üzerinden okuyacak evreni; değerlendirmesini kendi kişiliği oluştuğu için kişisel olarak yapabilecektir! Değil ise efendileri üzerinden okuyacak! Yani bir bilgiyi anlaması ya da içselleştirmesi, edindiği efendiye göreceli olacaktır! Efendisine uygun gelmeyeni doğal tepki olarak almayacak, dışlayacaktır!

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Aşkımızı yazarız,sevdalanınca yürek.
Doğruluktur özümüz,sözler anlamlı gerek.
Kıymetini biliriz, kalp kırmayız bilerek.
Güzelleri severiz, bizde böyle gelenek.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Ruhlar ayrı, beden ayrı.
Hesap ile mizan ayrı.
Zevkler ayrı,renkler ayrı...
Her bir insan başka alem.

İki gönül mukabilse;

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Benim için Ağla!

Geceye ağlama sabahı var.
Gülün de bülbülü var.
Dökülen yaprakların
Bahara yenisi var…

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Vuslat (Altınçağ Öğretileri)

“Evrensel eşit insan”a doğru giderken!

Yoldaşım, seni her şeyden fazla seviyorum; kendim kadar seviyorum!

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Vicdan

“Ben kulumun zannı üzereyim. Beni nasıl tanırsa öyle muâmele ederim.”

“Vicdan” sözcüğünü ilk defa babamdan duydum!
O’na suçluların neden hapse atıldığını sormuştum. Hapse atılmazsa başka suçlar da işler, yaptığının sonucunda kendi zarar görürse daha iyi anlarmış başkasına verdiği zararı. Yakalanmaz ya da suçu ispat edilemez serbest kalırsa diye sorduğumda; “İşte o zaman da vicdan azabı onu yakar” demişti. Anladım ki insanı ilk olarak vicdanı yargılıyor.

Devamını Oku