Ahmet Bektaş Şiirleri - Şair Ahmet Bektaş

Ahmet Bektaş

Kendini bilmek

Gençlerin aynada gördüklerinden daha fazlasını, ihtiyarlar bir tuğla parçasında görürler. (Mevlana)

Öncelikle şu kelimeyi yerine oturtalım.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Kavgası Olanın Menfaati Vardır

Kimse boşa kavga etmez. İlla maddi ya da manevi bir çıkar vardır. Bunun için kavgaya tutuşur insanlar. Yunus kavgacı değildi...

Ben varsam, sen de varsın. Biz varsak, siz de olur. Bu açıdan herkes kendi adına vardır. Kimse “biz” kapsamında herkesi kucakladığını sanmasın. Bu aldatmadır. Çünkü “biz” kapsamına alınan “ben”, “biz” diye adlandırılan öğretiye hapsedilebilir.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

İnanma Bil


İnanç Nedir? Mutlak manada inanç var mıdır?

İnanç:Bir düşünceye gönülden bağlı bulunma.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Kalın kafalılık

“Konuyu bütün yönleriyle anlattım, bir türlü anlamıyor kalın kafalılar.” Diye söze başlayan birisi için iki durum söz konusu.
1.Durum: Gerçekten Haklıdır, anlattıkları gerçektir, anlaşılmadığı için serzenişte bulunuyordur.
2.Durum: Haksızdır, doğruyu anlattığını sanıyordur. Serzenişte bulunmakta kendi açısından haklıdır, gerçekte haksızdır.
Serzeniş cümlesinde geçen iki husus var. Biri konuyu bütün yönleriyle anlattığını söyleyen kişinin gözünden kaçan önemli ayrıntılar olabilir. Diğer husus anlatıcının kalın kafalı olarak nitelediği şahıslar konuyu mu, maksadı mı anlamamıştır? Anlamak kapasite ile sınırlı olduğuna göre anlatmak da yetenek nispetindedir, elbet. Yani anlatanın becerisini aşıyor ise dinleyenin kapasitesi, gözden kaçan şudur. Eksiksiz anlattığını sananın yanlışını dinleyen görüyor ve fikrine katılmadığından onaylamıyor. Anlatan veya anlattığını sanan da yırtınıp duruyor ve “Kimse bir şey anlamıyor, insanlar kalın kafalı” türünden cümleler kurarak serzenişlerini sürdürüyor. Çünkü kendini kusursuz bildiğinden, diğerlerini de anlamakla mükellef farz ettiğinden asla kendini yenileyemiyor. Kolay olanı seçiyor, “Kalın kafalılar, anlamıyorlar” diyerek olduğu yerde sayıyor! Hatta savunduğu fikri anlatmaktan da vazgeçerek sadece eleştirme yolunu seçiyor. Başkalarını da aşağılayarak kısır bir döngü içinde buluyor kendini.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Kadın Erkek İlişkileri

Kadın erkek ilişkilerini “Kadın” ve “Erkek” üzerinden değerlendirmek gerek. Kadın erkek ilişkisine kadını ve erkeği birey olarak bir kenara bırakıp toplumsal ahlak kuralları, ezberlenmiş kabuller ve veya dini inançlar üzerinden değerlendirmek sorunun asıl kaynağıdır.

İnsanları birey olmaktan uzaklaştıran tanımlamalar yüzünden insan tercih ve özgürlüğü kısıtlandı. Bu da toplumda kadın ve erkeğin mücadelesi şeklinde yansıdı. Özellikle evlilik müessesi zaman içinde yozlaştı ve medeniyetin ve dinlerin zorlaması ile kadın ve erkeği sınırlayıcı bir hal aldı. Evlenen kadının soyu mu değişiyor da kadının soy adını değiştiriyorlardı? Şimdilerde soyadını değiştirmeyen kadınlar var elbet. Kadınlara başkasının üzerinden hitap kuranda da var! Kuranda ismi geçen tek kadın Meryem’dir(Maria): diğer kadınlar isimleriyle anılmaz, bahsi geçerse de ismi geçmez! Musa’yı büyüten Asiye, Firavunun karısı diye anılır. Yusuf’a aşık olan Züleyha(Zeliha) , Mısır azizinin karısı diye anılır. Süleyman Peygamber (Kralla) birleşen Belkıs, Sebe Melikesi, karliçesi olarak anılır.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

İnsanlar Hüsranda Mı?

“Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. ﴾ 1-2﴿ Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir) .﴾ 3﴿ ” Asr Suresi; 103
http://kuran.diyanet.gov.tr/Kuran.aspx#103:1

Okunuşu; “Vel asr. İnnel insane le fi husr. İllellezıne amenu ve amilus salihati ve tevasav bil hakkı ve tevasav bis sabr.....”

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

İyi Kötü Göreceliliği

Siyahın beyazı göstermesi gibi. İyi olanı kötü, kötü olanı da iyi belirler. Kötü olmasa iyi diye bir kavram olmazdı. Normal seyirde bir şeye isim koymak için veya bilmek için onun karşıtı da olmalı ki bilinsin! Bu nedenle sözlüklerde bir şey karşıtıyla tarif edilmeye çalışılır!

İyi de benim kötü de…

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Gül Güzeli

Üzülme; yaralı yürekli, inci tanem.
İki yarım bir eder,
Birleşsin kalplerimiz;
Yangınlardayım ezelden ben…

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Hakikatler Göreceli Değildir Algı Görecelidir

Günümüze ulaşan efsanelerin ve hakikate dair hikayelerin çoğunun içeriğine müdahale edilmiş. Genel olarak eski zaman egemenlerinin (krallar, diktatörler) süzgecinden geçenler bize ulaşmış! Bazı dönemlerde kütüphaneler yakılmış, fikir adamları imha edilmiş! Yine da kalanlardan çok bilgi çıkar! Abartılar eklenip, işlerine gelmeyen kısımlar eksiltilmiş! Bu bilinir ise değerlendirme daha isabetli yapılır!

Evrende bir işleyiş görülüyor ve bu hakikate bir sahip aranıyor ise bu doğaldır! Yani ortada bir hakikat var ise o hakikate bir izah da geliştirilecektir!
Ben zaten din konusunu "İnanç" ekseninde değerlendiriyorum. Yani kişi nasıl algılar ise öyle inanıyor. Ya da tarihsel süreçte insanlar genel olarak nasıl algılamış, algılatılmış ise! Bu algı, miras olarak gelir! Kimse din ve ideoloji üzerinden kapris yapmaz ise sorun olmaz! Herkes kendi kabulünde özgür olur ve kabulünü diğerlerine zorlamaz ise sorun da kalmaz! Evrensel bir hakikate hangi felsefenin ya da dinin nasıl baktığı konusunda görecelilik elbet olacaktır! En azından bu görecelilik, bireyin algılamasında olacaktır! Çelişkiler de görülecektir! Bütüne dair mutlak kabul istemek de zorlamadır! “Ya hep ya hiç! ” dayatması belki kurnazcadır!

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Fikirler Karşıtlarından Beslenir

Fikirler karşıtlarıyla güçlenir, hatta bir fikri güçlendirmek için yapay rakip üretmek işe yarar. Çok kurnaz olan fikir sahipleri rakiplerin itiraz edeceği şeyleri kasten yapar ki rakibi tarafından eleştirilerek daha da güçlenir. Böylece yandaşlarını sevindirip rakiplerine de kervana havlayan köpek muamelesi yapar. “İt ürür kervan yürür” misali itin ürümesi kervanı birlik ve beraberlik halinde tutar. Son tahlilde slogancı ve her şeye karşı olanların fikirleri ise güme gider! Bunlar kervana ürüyen it muamelesi görür! Egemen olanlar yürür, zayıflar ise karşı slogan atarak itiraz eder, böylece güçlü olana hizmet eder. Fikir sloganla değil akılla, yerine daha iyi başka fikir üreterek çürütülür. Kutsanmış, mutlak olan fikirler; değerli değillerse, karşı slogancılarla desteklenmezse silinip gitmeye mahkumdur. Evrensel işleyişte her fikir frekansı kadar yayılıyor. Bu frekansı artıran ister yandaşlar olsun ister karşıtlar, fark etmiyor. Bilinç önemli. Kaba güç ve menfaat bilinçsizleri etkiler ve revaç bulur. Bilinçlenen toplumlar ise daha önce taraf olup (ya boş karşı sloganla taraf olmuştur, ya da menfaat elde etmiştir) güçlendirdiği diktatörlerden bedel ödeyerek kurtulur, bazı kurtulamaz, bazı da iç mücadeleyle zayıflar başka güçlülere esir olur.Son tahlilde it ürür kervan yürür. Burada birey ya it tarafındadır ya kervan... Bu hal ise nerden bakıldığıyla değişir. Kervandan bakmak önemli ya da kervan oluşturmak.
Saygılar.

Ahmet Bektaş

Devamını Oku