Ahmet Bektaş Şiirleri - Şair Ahmet Bektaş

Ahmet Bektaş

Yükselen İslam

Yükselen dindarlık değildir, İslam’dır. Klasik manada dindar olanların veya görünenlerin, İslam’ın gizlenen yüzünü keşfetmesi gereğinin (Kendini vasat bir Müslüman olarak görenler daha şanslı) anlaşılması…
İslam, bütün Dünya için yükselen din olarak görünüyor. Türkiye’de dindarların İslam’ın tanıtılmasında ve doğru anlaşılmasında büyük eksikleri var. Gelenekler, zamanla din(İslam) esası olarak algılanmış. Birçok konuda olduğu gibi özellikle namus konusunda(töre cinayetleri, vb.) anlayış eksikliği veya yanlışlığı var. Tabii ki her töre dine dayandırılmıyor. Fakat dinden destek aldığı düşünülüyor veya öyle zannediliyor. Dinde olmayan bazı şeyler varmış gibi dayatılırken; dinen meşru olan bazıları da aykırıymış gibi gösteriliyor. Eğri ile doğru karıştırıldığı için, çok bilgili olmayan büyük bir çoğunluk canının istediğini alıyor.
Çok tekrar edilir “Dinde zorlama yoktur”. Dinde zorlama olmasa da her dinin kendi kuralları var. Bu kuralların uygulanışında yaşanıyor sıkıntı, zaten. Şahsi vazifelerde Allah ile kul arasına kimse girmese de şahsın, toplumsal vazifelerinde veya toplumun kabul edilmiş normlarına uymasında / uymamasında sıkıntı oluyor.
Elbette aşılamayacak sorun yoktur. Toplumun sevilen, sayılan, sözü geçen, aydınlarına bu konuda büyük vazifeler düşüyor. Toplumsal huzur ve barış ortamı olmadan hiçbir şey yapılamaz.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Zehra

Hadi sen de hayal et,
Sakın! Bakma geriye…
Sınırsız ikrama nail oldun, gülümse;
Arılar, çiçekler dahi sana hizmette…

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Sahte Cennet

Cennetin önde gelen nimetleri arasında ilk üçte; yeme, içme ve cinsellik sayılır.

Seks ve para hırsı kutsal kılıflarla meşru hale getirilince de “Deccalin sahte Cennet’i” ortaya çıkıverir.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Paylaşımlarda İsim Yazmak Önemli!

Bir söz söylendiğinde kim söyledi, kime söyledi, ne maksatla söyledi, ne makamda söyledi? Bu önemli.

Alıntı dahi olsa altına “Alıntı” veya “Anonim” olduğu belirtilmeli. Emeğe saygı açısından önemli olduğu kadar, okuyanın o konuda bir sorusu varsa kime soracağını bilmesi açısından önemli. Bir söz var ortada ama sahibi yok…

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Pis Oyun

İnsan önce kendine güvenmeli.

Başka bir güçten yardım alma isteği bazen kutsal öğretilerle bazen de siyasi öğretilerle insanlara yedirilmiş.
Başkasına dayanma fikri esaretin başlangıcıdır. Tanrıya veya kişiye tapınmanın ilk adımıdır.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Öptün Ve Coştum

Sen kendini bensiz görme…
Beni de değersiz sanma!
Kılını kıpırdatmaz hiç kimse,
Tavuk da vermez, kaz gelmeyecekse…

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Mesaj

Kutsal sayılan veya ideolojik tüm mesajların hükmü evrensel olduğu kadar faydalı olur, evrensellikten uzak olduğu kadar ise zarar verir! Evrensel olmayan kısımları zamanın ayıklamasına tabidir. Tamamlanma süreci…

Kuranda içki konusunda veya başka konularda da olan; birbirini tamamlayan veya eski hükmü yenileyen ayetleri hatırlamak yararlıdır. Nüzul olurken bile yenilenenmiş kuran.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Miras

Ölen kişilerin yakınlarına kalan maddi veya manevi her şeye “Miras” diyebiliriz.

Yakınların kalan mirası kabul etme mecburiyetleri yoktur! Genellikle yakınlar mirasın menfaatli olan kısmına tav olurlar. Miras konusunda “Ya hep ya hiç” kuralı işler; mirası kabul edenler hem borcu hem alacağı kabul etmiş sayılırlar. Bazı durumlarda borçlar bırakılan mal veya paradan daha fazla olabilir; böyle durumlarda malları ve paraları alıp borcu reddetmek gibi bir kolaylık yok! Miras kabul edilirken bu durumlar düşünülür! Miras hukuku zaten kanunlarla düzenlenir. Her ülkede birbirine yakın da olsa değişik durumlar olabilir. Dileyenler avukatı aracılığıyla “Miras” konusunu vasiyetle düzenleyebilir.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Niyet mi Amel mi Su-i zan Mı Hangisi Daha Kötü?

Bir şeyin iyi ya da kötü olması kişiye izafi olmakla birlikte. Akla gelen kötü bir şeyi yapmakla ancak o kötülüğün günahını alır insan. Yapmadığı şeyden günah almadığı gibi yargılanamaz da. Su-i zan haramdır.

Hadis-i şerifin izahında Allah’ın rahmetine, fazlına dikkati çeken Sahih-i Buhari Şarihi Ayni, “azm”le “niyet” etmek arasındaki farka da temas etmektedir. Bir kimse kötülük yapmayı niyet eder de yapmazsa mes’ul olmadığı gibi Cenab-ı Hakkın fazlından bir sevap kazanır. Fakat azmetmek ayrıdır. Azm bir kötülüğü yapmak hususunda kendi iç aleminde kalben ve fikren karar vermektir.

Devamını Oku