Ahmet Bektaş Şiirleri - Şair Ahmet Bektaş

Ahmet Bektaş

Bulduğunu Bildiğine Vermek 6

Bulduğumu bildiğime verme vermeye devam edeceğim; adaşım Filibeli Ahmet Hilmi'nin "Allah'ı İnkar Mümkün Mü? " eserinin arka kapağındaki yazıyı yazmak isterim.

Filibeli Ahmet Hilmi diyor ki!
“Biz ne garip kişileriz! Ahlaki çöküntümüzü ve manevi düşüşümüzü görebildiğimiz zaman, kendimizi düşüşten kurtarmak için azim ve gayret gösterecek yerde, miskinler gibi boynumuzu bükerek işi Mehdi’nin gelmesine bırakırız. Galiba ufacık bir genelleme ile Mehdi fikrini manevi alandan sosyal alana da taşıyarak bir “Siyasi Mehdi”, bir “İktisadi Mehdi” bir “İçtimai Mehdi” bekliyoruz. Çoğumuzun milli ve vatanî görevleri hakkıyla kendine mal edemediğine bakılırsa başka türlü bir sonuca varmak imkanı kalmıyor. Evet…Bekliyoruz ki, bir siyasi Mehdi gelerek, bir üfürükle iç ve dış siyasetimizi düzenlesin, memurları meleklere gıpta ettirecek derecede ve Eflatun’lara taş çıkartacak şekilde bir çalışmaya sevk etsin. Bir iktisadi Mehdi gelsin de bize gizli hazinelerden milyarlar getirsin. Bir sosyal Mehdi çıksın da bizi şu halimizden daha mükemmel bir hale soksun. Kısacası; öyle istiyoruz ki, bizce hiç bir emek ve zahmet çekilmeksizin her şey kendi kendine yapılsın, olsun, bitsin. Bu kafada gidersek yazık bize” Filibeli Ahmet Hilmi

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Bulduğunu Bildiğine Vermek 8


İnsan denen mahlukat Allah'ın yer yüzünde halifesidir! Yani kün bilgisini (ruh, ene, ben, data, o) şuurlu olarak yansıtan esmaya en geniş ayna. Bu açıdan insan benliğine sahip çıkmak zorundadır. Yani "Emanete hıyanet etmemek" olarak tarif edilen durum. "Ben" o kadar önemli ki insan formunu kıskanan formlar (Hani meşhur şeytan, insanı kıskanıp onunla kıyamete kadar uğraşarak insan benliğini alçaltmaya çalışır şeklinde bilinir!) direk insan benliğini alçaltmayı hedefler! Başkalarının yükselmesinde araç olmak yerine insan kendi emanetini hedefe ulaştırmalıdır!

Kendi aslını, başka “Asıllara” suret yaparak aslını inkara giden bir şirk hali. Maazallah, bu imanın gitme hali. Günahlar solda sıfır kalır bu durum karşısında. Günahın tövbesi var, affı var. Şirkin o da yok.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Bulduğunu Bildiğine Vermek


Evren ve Hiçlik Felsefesi konuda yazmak aklıma geldiğinde annemin, babama veya bize kızdığında söylediği meşhur sözü kulaklarımda çınladı! “Bulduğunu, bildiğine veriyorsun! ”

İnsan kendini bir şeyi ararken belirlenmiş hedefe zorlamasa zaten o şeyi bulacak zorlayınca başka şey bulup onu ilahlaştırıyor! Bu nedenle “La ilahe illallah” (İlah yok Allah var) demeden yazıya başlamak bile istemiyorum! İnsan, öğrendiğini, ezberini veya bilincini desteklemek için çabalar! Bu nedenle bulduğu delilleri, bildiklerine yamayarak kendini tatmin eder!

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Büyük Birlik Diriliş


“İlah” lara yaranmak için debelenen ve onlardan medet uman insan modelinden; “La ilahe İllallah” (İlahlar yok, Allah var) diyerek “İlah” ların tesirinden kurtulmuş özgür insan modeline geçiliyor. Bu ilahlar, insanlığı kontrol altına alan her şey olabilir. Gelenekler, ideolojik veya dinsel öğretiler, mecburiyetler, acizlikler ve zaafların tamamı olabilir!

Neden insanlığı sürükleyen, etki altına alan ideolojik veya dinsel öğretilerin nerdeyse tamamı “Orta Çağ” ürünü? Bu konuda ciddi düşünmek gerekmez mi? İlk çağlarda da muhteşem uygarlıkların var olduğunu biliyoruz! Hatta uzay çağı, bilgi çağı derken, bilinç çağına gelindi ama hala “Orta Çağ” dinsel veya ideolojik kalıplarında takılı kalmak niye?

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Can sağ olsun,
Can var olsun.
Can canana;
Feda olsun.

Ahh! Eder de can;

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Cem Cima

“Birlikten dirlik doğar”
“Bir elin nesi var iki elin sesi var”

Birlik ve beraberlik için birden fazla kişinin birbirini anlaması ve uyum içinde olması gerekir. Bu ortak noktalarda daralmak olarak yüzyıllardır bilinçli veya bilinçsiz olarak uygulanmış. Oysa cem olmak için aynı cinsten ya da aynı görüşten olmak gerekmiyor, herkes farklılığını koruyarak cemaate dahil olabilir. Cemaati geliştiren de çoğaltan da bu aslında. Zaten insanda cem olmak her insanın kendinden cemaate farklı bir şeyler katmasıyla mükemmel olabilir.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Rab Rabbulalemin Algısı


Ruh Rabbulaleminden insana yüklenen bilgi, hayat ise bu bilgiyi işleyen açığa çıkaran donanım. Ruh yazılımını beden ile işletmek ve ortaya bir şeyler çıkarmak ise kişinin bilinci ve "Zat"ı oluyor. İnanç bilinç olmadan sadece hedef olarak kalır...

Rab, Rabbulalemini algılayan bir bireysel bilinç. Bu nedenle her insanın Rab algısı farklıdır. Rabbulalemini ise tek bir insanın bu boyutta tam algılamsı mümkün değildir! Bu nedenle inanç devrededir. Rabbulalemine inanırsa insan Rab algısını genişletmek için bilinç elde eder! Yani inandıkları okyanus, bilinci damla. Bu Peygamberler için daha kapsamlı olsa da işleyiş aynı. Bireysel bilinç ile "Rab" algısı oluşuyor, inanç ile de "Rabbulalemin" Yani her birey inandığı kadar bilinç elde edemiyor. Marifetullah ise bu inancı bilince çevirmek içindir.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Refleks

“Vücudumuzun dışarıdan gelen ışık ses gibi bir uyarıda ani ve hızlı bir hareketle tepki göstermesine refleks denir. Refleks sözcüğü, Latince yansımak anlamına gelen reflectere sözcüğünden türetilmiştir. Belirli bir uyarı etkisiyle düşünme sürecinden önce oluşan refleks, sinir sisteminin bir olayıdır. (Pavlovun köpeğinin zil çalınca ağzının sulanması “Şartlı refleks”)
http:tr.wikipedia.org/wiki/Refleks

Ben “Refleks”i tepki genel olarak “toplumsal tepki” olarak anlatacağım.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Putlaştır Ma

Tapılan nesneler veya fikirleri “Put” bu nesneleri icat etmeyi ise putlaştırmak olarak düşünebilirim! Evrende sayısız nesne (Cisim, resim, heykel, canlı varlık, mabet, düşünce, felsefi ve dini inançlar, ideolojik ve ırksal taassuplar) olduğuna göre tüm nesneler putlaştıran açısından hedefe konabilir!

Putlaştırmanın tapınma amaçlı olanı en ilkel ve en masumu!
Öyle putlaştırmalar var ki; tapınma amaçlı putlaştırmalar yanında yunmuş, yıkanmış kalır. Tapınma amaçlı olanlarla baş etmek kolay! Putların kırılmasına dair uygulamalar meşhurdur! Övgüyle anlatılır! Eski zamanda kaldı bu ilkel tapınma şekli…

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Önem Değer

Güncel Türkçe Sözlük;

Önem: isim; Bir şeyin nitelik veya nicelik bakımından değeri olma durumu, ehemmiyet.
Değer: 1. isim Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet.

Devamını Oku