Pis Oyun
İnsan önce kendine güvenmeli.
Başka bir güçten yardım alma isteği bazen kutsal öğretilerle bazen de siyasi öğretilerle insanlara yedirilmiş.
Başkasına dayanma fikri esaretin başlangıcıdır. Tanrıya veya kişiye tapınmanın ilk adımıdır.
Öptün Ve Coştum
Sen kendini bensiz görme…
Beni de değersiz sanma!
Kılını kıpırdatmaz hiç kimse,
Tavuk da vermez, kaz gelmeyecekse…
Mesaj
Kutsal sayılan veya ideolojik tüm mesajların hükmü evrensel olduğu kadar faydalı olur, evrensellikten uzak olduğu kadar ise zarar verir! Evrensel olmayan kısımları zamanın ayıklamasına tabidir. Tamamlanma süreci…
Kuranda içki konusunda veya başka konularda da olan; birbirini tamamlayan veya eski hükmü yenileyen ayetleri hatırlamak yararlıdır. Nüzul olurken bile yenilenenmiş kuran.
Miras
Ölen kişilerin yakınlarına kalan maddi veya manevi her şeye “Miras” diyebiliriz.
Yakınların kalan mirası kabul etme mecburiyetleri yoktur! Genellikle yakınlar mirasın menfaatli olan kısmına tav olurlar. Miras konusunda “Ya hep ya hiç” kuralı işler; mirası kabul edenler hem borcu hem alacağı kabul etmiş sayılırlar. Bazı durumlarda borçlar bırakılan mal veya paradan daha fazla olabilir; böyle durumlarda malları ve paraları alıp borcu reddetmek gibi bir kolaylık yok! Miras kabul edilirken bu durumlar düşünülür! Miras hukuku zaten kanunlarla düzenlenir. Her ülkede birbirine yakın da olsa değişik durumlar olabilir. Dileyenler avukatı aracılığıyla “Miras” konusunu vasiyetle düzenleyebilir.
Niyet mi Amel mi Su-i zan Mı Hangisi Daha Kötü?
Bir şeyin iyi ya da kötü olması kişiye izafi olmakla birlikte. Akla gelen kötü bir şeyi yapmakla ancak o kötülüğün günahını alır insan. Yapmadığı şeyden günah almadığı gibi yargılanamaz da. Su-i zan haramdır.
Hadis-i şerifin izahında Allah’ın rahmetine, fazlına dikkati çeken Sahih-i Buhari Şarihi Ayni, “azm”le “niyet” etmek arasındaki farka da temas etmektedir. Bir kimse kötülük yapmayı niyet eder de yapmazsa mes’ul olmadığı gibi Cenab-ı Hakkın fazlından bir sevap kazanır. Fakat azmetmek ayrıdır. Azm bir kötülüğü yapmak hususunda kendi iç aleminde kalben ve fikren karar vermektir.
O Dedi Yanında Mıydın Ne Dedi
Hukukta, “Görgü şahitliği” vardır! Şahitlik, başkasından nakille olmaz! Şöyle bir şahitlik olmaz, biri dese; “Rahmetli Cezmi abiden dinledim, Rıfkı’yı Rıfat öldürmüş! ” Bu görgü şahitliği olmaz işte! Sadece bir fikir verir bu ifade, sonuç doğurmaz! Çünkü ikinci el nakildir! Bir nesil geri doğru bile söylemler nakledilirken etkisini yitiriyorken “Orta Çağ” dan günümüze gelen dedikodu türünden kutsal bilgilere, çok önemli olan bireyin inancı teslim edilmemeli.
Şu dedi, o dedi, bu dedi! Ne biliyorsun, yanında mıydın; ne dedi? Günümüzde bile bir söz, bu kadar çok iletişim araçları ve kayıt aletleri varken çarpıtılıyor; eksiltilip, üzerine eklemeler yapılıyor. "Orta Çağ" dan günümüze gelen dedikodularla mı yol alacağız?
Öğreti
Bir öğretiye adeta saplanmış olanlar, o öğretinin haricinde başka gerçeklerin de olduğunu nasıl fark edecek?
Tüm öğretilerde açıklara uygun tatmin edici gerekçeler üretilir. Kusursuz öğreti olmadığı gibi başka öğretilerin de uygun tarafları vardır. Her öğretide zaman içersinde yenilikler öğreti amacına zarar vermeyecek şekilde uygun bir yere konur. Bu çaba araştırmaya da sevk eder ama öğreticiler yenilikleri kendi öğretilerine uygun hale getirmek istedikleri için bazı gerçekleri görmezden gelirler veya üzerini “Kutsal” kabullerle örtmek isterler.
Nü
Gerçekler çıplaktır,
Cesareti olan bakabilir…
Kafiyeli her dizeyi şiir sanma,
Şair olmayan da yazabilir.
Nesih Konusu
Bu konuya felsefi açıdan bakacağım. Ayrıntı dini literatürde fazlasıyla mevcut! Yani yazdıklarım dini bilgi değil! Sadece zaman ve zemin açısından insan davranışlarının farklılaşmasının, değişimin yeni bir durum olmadığını hatta standartlaştırmanın da doğru olmayacağını söylemek isterim. İnsan adedi kadar geniş bir alan bu gelişim ve değişim alanı.
Eski iş yerimin güzel bir bahçesi vardı! Çimenler yemyeşil harika bir manzara. Bahçe içindeki beton yollar ve asfalt kaplama her yere ulaşıma müsait olsa da personel bazı kısa yolları kullanırdı ve çimenlerin o kullanılan kısmı patika gibi iz yapardı, bu da görünümü bozuyordu. Buna çözüm getirildi; çiğnenen kısa yollara beton dökülerek yol açıldı böylece kısa yollar da bahçe planındaki yollara dahil oldu! Önceden meşru olmayan yollar meşrulaşmış oldu!
Lokal mi, genel mi?
Anestezi sözcüğünü duymayan yoktur. Lokal anesteziyi dişçiler sık uygular. Burnumdaki kemiği almak için lokal anestezi uygulanarak yapılan ameliyatı şuurum açık, acı hissetmeksizin izledim.
Bir de dokunmaya hassas olanlar var, bir nevi tik; dokunma/tik insanlar var. Böğrüne dokununca gayri ihtiyari küfredenler, “hıyyy” şeklinde ses çıkaranlar…Bazılarında bu hal o kadar ilerlemiş ki dokunmaya gerek yok uzaktan işaret etmekle de aynı tepkiyi gösteriyor.Televizyonu uzaktan kumanda ile kontrol eder gibi…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!