O Ben Miyim?
"Ben kimim? " şeklinde kendimize sorduğumuzda aklımıza gelen ilk cevaplar eskilerin öğrettiği bilgiler oluyor. Allah'ın kulusun, o toplumdaki inancın ekseninde veya ebeveyne göreceli olarak peygambere tabisin şeklinde! İnsanın evrimsel süreci üzerinden kendini sorgulayan da olacaktır. Bu cevapları duymadan, etkisinde kalmadan ateist bir ortamda İbrahim peygamber gibi kendini, Rabbini sorgulayanda var mıdır? Bilmem.
İletişim araçları insanın diğer insanlarla etkileşmesini daha da kolaylaştırması ezber bilgilerin sorgulanmadan kabulüne de sebep olabilir, oluyor da. İnsanlar "Orta Çağ" bilgileriyle yol bulmaya çalışıyorlar. Frekansı çok olan bilgiler diğerlerinin önüne geçiyor. Bu frekans bilginin doğruluğuyla orantılı olmayabilir. Çok hızlı yayılan bilgiler var ki sonradan önemini kaybediyor. Dünya üzerinde kabul görmüş filozoflar ve dini önderlerin tamamı "Orta Çağ" da yaşamış ve yazdıkları, buldukları, getirdikleri günümüze ışık tutuyor. Hatta insanlar kendi aralarında kıyas yaparken bu filozof, din adamı ve önderleri asla geçemeyeceklerini öngörüyor. Bu öngörü kişinin inancı mıdır, yoksa gerçekten tüm insanlık "Orta Çağ" üzerinden mi yönetiliyor? Allah evrensel planı "Orta Çağ"ı tüm çağlara örnek olarak mı dizayn etti? Orta Çağ gerçekten bu kadar önemli mi? Çünkü öncesine ait bilgiler zaten çok eksik. Sonrası da zaten "Orta Çağ" a endekslenmiş. Bu durmda eski ve yeni güme gidiyor. Şöyle mi anlamalı; eski çağlar, çocukluk; orta, gençlik; son dönem yaşlılık. Bir insanın en verimli çağı orta yaşları gibi düşünülürse şöyle bir sorun çıkar; insanın en tecrübeli çağı 40 üzeri, gençliğinden sonraki yaşlılığa meyil çağıdır. Yani ortalama insan ömrünü 63 yıl alırsak; 21 e kadar çocuk, 42 ye kadar genç, 63 e kadar da yaşlılık olur. Bu durumda 40 ve üzeri en olgun çağ olur. Yani son dönem. Bunları yazmamın nedeni; "Orta Çağ" a takılı kalmayalım da insanlık olarak düşünüp, çalışıp, akledip yeni şeyler üretelim.
Yaşam hareket ister,
Çentikler atar bedene...
Noktalar koyar ömür sahifesine;
Beyazdan siyaha...
Sen, sana ait misin?
Kendini bilmelisin.
Kıskançlık Konusu
Descartes kıskançlığı kısaca, “Sahip olduklarını koruma isteğinden kaynaklanan bir tür korkudur.” Şeklinde tarif eder.
David R. Mace “Normal kıskançlık, pek çok evliliği kurtarmış bir emniyet sübabıdır. Anormal kıskançlık ise yıkıcı bir saplantıdır ve tedavi edilmesi gerekir.” demektedir.
HükümDar
TDK; Güncel Türkçe Sözlük:
Hüküm; 2. Egemenlik, hâkimiyet.
Dar: 3. Az, elverişsiz, sınırlı; 4. Sıkıntılı; 5. Yetersiz; 6. zarf Güçlükle, ucu ucuna, ancak
Ehad birdir, olmaz iki.
Kulağım iki, gözüm iki.
Yüzüm tek benim, yanağım iki.
Evvelim sarmal iki.
Aynı noktada birleşen iki yol.
Kadının Adı Yok Mu?
Öğretmenimiz derdi ki; “İsim iki türlü kalıcı olur, ya çok iyi olacaksın ya da çok kötü! ”
Fatma Aliye Hanım, “1891 yılında Ahmet Mithat Efendi ile birlikte Hayal ve Hakikat adlı romanı yazdı. Romanın kadın ağzından olan kısmı Fatma Aliye Hanım'ın, erkek ağzından olan kısmı Ahmet Mithat Efendi'nin kaleminden çıkmıştı. Eser, Bir kadın ve Ahmet Mithat imzasıyla yayımlandı.” Ölümünden sonra “Fatma Aliye Hanım'ın adı, Beyoğlu'nda ve Çankaya'da birer sokağa verilmiştir.
2009 yılında dolaşıma çıkan 50 Türk Liralık banknotların arka yüzünde resmi bulunmaktadır”Vikipedi
“Şimdüçbuçuk Okuyan Derin Danışman Olur”
“Şimdüçbuçuk okuyan derin Danışman olur” Yunus Emre
Peygamber yerine geçen hocalar
Takdir Tedbir
“Takdir edilen şeyler geldiğinde tedbirler geçersiz kalır.”
Hz. Ali (K.V)
Takdir tedbir meselesi iç içe. Tedbir de takdirden. İzafiyet olduğu için takdir ve tedbir olarak yansır. Hepsi takdir.Takdirin işleyişi ise yine göreceli olarak yansır. Asıl asla bilinmez bu boyutta.
Sosyal Mekan
Sosyal mekanları tek tek saymayacağım, sosyal mekanları dolduran insanlardan bahsedeceğim. Ana grup olarak dinsel, etnik köken ve ideolojik olarak ayrışan bu mekanların ortak özellikleri insanları bir çatı altında toplaması. Camiler, Cem evleri, ideolojik dernekler, siyasi partiler, hemşeri derneklerinden tutun çevreci ve hayvanseverlerin hatta avcıların oluşturduğu sosyal mekanlar...
Toplumda kabul görmüş, bütçeden destek alan sosyal mekanların başında Camiler yer alır! Ayrıca camilerde cemaat yardımları da hatırı sayılır bir meblağ tutar!
Camiler günümüzde çok önemli sosyal ihtiyaca cevap veriyor. Bireysel ibadetlerin cemaatle yapılması yanında cenaze namazları gibi etkinliklerin de vaz geçilmez mekanıdır.
Statükoculuk
Bakınız dindar arifler ve dindar olmayan arifler çok çok ilerde! Toplumu güzellikleriyle süslüyorlar. Onlar asla statükocu ya da tutucu değiller. Bir hakiklati açığa çıkarmak maksatlı çıplak yazıyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!