Ahmet Bektaş Şiirleri - Şair Ahmet Bektaş

Ahmet Bektaş

Özgür Düşünce / Ortak Akıl

Özgür düşünceye “ortak akıl” ile ulaşılır.

Bilginin kaynağı akıl ve nakil. Nakil bizden öncekilerden bize intikal eden her türlü yazılı ve sözlü bilgi; genetik aktarımı da nakilden sayabiliriz. Akıl, iyiyi kötüden ayırma yeteneği, zekâ ise onun aracı. Akıl, zekâyı kullanarak değerlendirmesini yapar; kâinatı anlamaya çalışır.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Bilgi Kirliliği

Günümüze kadar gelebilen eski öğretilerde neden en çok “İtaat” konusu vardır, hiç düşündünüz mü? Ben düşündüm; geleceğe eser bırakanların hemen hepsi gücü elinde bulunduran diktatör ya da kral türü kişiler olduğundan halkın itaatini kutsallarla sağlamışlar! Halktan olan hakikati dillendirenler zaten pahalı kağıt ve tabletleri kolayca kullanamaz, kullansa dahi kral ve diktatör hatta din adamlarının aleyhinde bir şey yazamaz! Bu durumda günümüze ulaşan bilgiler kral mezarlarından ya da kralları öven, itaati emreden yazıtlar olacaktır. Bu nedenle tarihsel nakiller güvenli değildir! Bilimsel incelemelerle varılan sonuçlar ise zaten yorum olarak görülmeli. Demek ki tarihsel verileri sadece bilgi için kullanmalı, tarihsel verilerde takılı kalmak tam bir felaket olur. Eski zaman egemenlerinin bıraktığı bilgileri tekrarlamak olur. O dahi potansiyeli eski zaman ulularına kaptırmak olur. İnsanlık bilmeden eskiye esir olur veya eskici olur!

Günümüzde bile bu bazı toplumlarda böyle değil mi? Taze bilgileri bile korkudan yazamıyor insanlar, bilgi daha üretim aşamasında sınırlanmış oluyor. Padişahım çok yaşa diyenler ne yazarsa halk onunla idare edecek. İtaat ediyorum o halde varım diyecekler.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

“Ben”liği Yok Eden “Biz” Çıkmazı


“Ben” olmadan “Biz” olunmaz!

Emeklemeden yürümeye kalkışmak gibi bir şey “Ben”liğini bilmeden “Biz” olmaya çalışmak!

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Ağır Hikaye


Gerçekler çıplaktır; utangaç olanlar okumasın! Hikaye ağır! Bizzat kendi izlenimlerimi yazıyorum, yalan, tahmin ve dedikodu türü şeyleri yazıya katmadım!
Bakınız bu erkeklerin yaramazlığı erkek egemen öğretiden ve kutsal öğretilerin erkek egemen oluşundandır. Kadınların düştüğü durumu anlatmak açısından yazıyorum yoksa kim kimin umurunda ki... Kadın erkek ilişkilerinde denge sağlanana dek süren bir debelenme var! Onu gözlemledim yazıyorum.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Diriant (Altınçağ)

Sanma ki robotlar diridir,
Yeniçağ’da ölümlüler dirilir.
Zaten deliler ülkesinde akı...llılar delidir.
Her üfleneni “insan” mı sandın?

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Gerçeksiz Yalan Olmaz!

Hakikat yani, asıl şudur; bir şeyin yalanı ve gerçeği cem edince hakikati açığa çıkar!

“Kara bir gecenin içinden geçiyorum
sırt çantam ki bir kara araba

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Boyut Savaşları!

Bu konuda daha önce çok şey söylenmiş, yazılmış olabilir! Ben kendi felsefemi ve birikimimi yazacağım. Öncekilere uyar veya uymaz! Ya da akla uyar ya da uymaz! Ben felsefe olarak yazıyorum. Akla kapı açmak için; ben yaptım! Oldu…

Boyut savaşları konusunu açmamın sebebi, Dünya boyutunun esfel sefil sayılması ve en fazla müdahale edilen boyut olması sebebiyledir. Bu boyutta müdahaleler eski çağlardan beri; insan ilahlar, yarı insan ilahlar, ilahların insan veya nesne temsilcileri, temsilcilerin temsilcileri, kurtarıcılar silsilesiyle olmuş!

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Kadın ve toplum

Beşeri veya İlahi her sistemin kanun ve kuralları vardır. İnsanın mahiyetinde noksanlık olduğundan, hiçbir sistem tam mükemmelen uygulanamamıştır. Mükemmellik nispidir, görecelidir.
Bütün sistemlerin kapsam dışı olanlar için kişisel hak ve hukukları belirlenmiş ve kabul edilmiştir. Zorlayıcı sistemler ise tarih boyunca kabul görmemiş ve kötü anılmaktadır. Firavunların ve faşistlerin düzenleri, v.b.
Yeryüzünde geçerli olan en son semavi din olan İslam dininde de tabi olmayanlar için haklar ve hukuklar belirlidir.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Maria (Fatma)

Ötelerden geldi buhurlar içersinde
Maria’nın çağrısı yüreğime…
Hala yankılanıyor Işık dağı eteklerinde,
Bu haber Meryem Ana’dan günümüze.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Niteliksizlik

Bir düşünce deneyi işle başlamak isterim yazıma; iki ıssız ada olsa aynı büyüklükte ve aynı şartlara sahip. Bu adalara yüzer kişilik, yarısı erkek yarısı kadın orta yaşlarda (Otuz) sağlıklı nesiller yerleştirilse. Adanın birine yerleştirilenlerin tamamı okuması yazması olmayan ve bilgisiz olsa! Diğer adada olanların ise sadece biri her konuya hakim bir profesör olsa. Yüz yıl sonra hangi adanın daha ilerde olacağı öngörülür?

Japonya ve Almanya çok değil yetmiş yıl önce tamamen bitik durumdaydı. Şimdiki durumlarına bakınız! O yıllarda onlardan daha ilerde olanları nasıl geçtiler? İnsan alt yapısı ile geçtiler. Nitelik ile... Bu toplumları sıkıntıya sokan şeyler bildik şeyler; ırkçılık, ideolojik ve dinsel akımlar olabilir!

Devamını Oku