Aşk kalbe yük
Bir kum tanesi konsa gönülden içeri
Yuvarlanır içimde kapkara inciler
Sessizliğin bu köşesinde şimdi
Acı kendine yuva kuruyor
Kurumuş çam yapraklarına bakınca birden aklıma geldin
Toprağın bıyıklarıymış dudaklarını örten
Ceketsiz bıraktığın o omuzlarda
Şimdi bütün poyrazlar diken diken
Göğüsleriyle ve gözleriyle çağırıyor
Dudakları ve diliyle
Hemen yan koltuğundakini
Bu yüzden çektiğin bu işkence
Sevmek
“Bu dünya bir pencere”
Bodrum katında mı
Adımlarını izleyerek
Senden başka her yöne yürüyen insanların
Arar mıyım bu ânı da
Bir anı olup çerçevelenince
Değeri sonradan anlaşılıyormuş
Şimdi tadını alamadığımın
Etmeye doğru akarsın
Etmelere doğru
Önce biter bir hoşluk
Eksilir
Nisan bahçesinden esip de gelen ıtır
Soğutmalara doğru göğsündeki gümüş bıçakları
Sevgili dünya
Burnumu ne de güzel sürtüyorsun
İpini koparınca yükselen
Sonra da yere çakılan bir uçurtmaya
Rüzgarınla toprağınla yaptığın gibi
Öyle bir tasmam var ki
Taşlaya taşlaya
Bir tane dişi kuş kalmış
Yaşlı gözlerle
Bakıyor kurtarıcısının gözlerine
Nuh da bi çare
Peygamberliğinden utanmış
Bilemedim ne söylesem
Öyle bir sabah işte
Biraz uykusuzum
Ama ağrım sızım yok çok şükür
Dinginlik mi desem yorgunluk mu
Düşünmüyor gibi düşünüyorum
Makamlarımız farklı bir kere
Sen majorlerle gülen minorlerle ağlayan
Benim gönlümün o kan damlası notası
Senin hiçbir sazının hiçbir perdesinde yok




-
Dilruba Taşkıran
Tüm Yorumlarkısa ve öz