bir iş gününün öğleden sonrasında
çırpınıyorum
örümcek ağındaki arı gibi
geçsin diye beklediğim şu dakikalar
hep ömrümden
Olmaz
Boşuna ümitlenme
İzin vermezler
Yaşanmaz bu dünyada hayallerinde yaşanan
Yaşatmazlar
Yeni bir ben doğar
Günlerin eskittiği benden
An gelir
Bir polen zerresi konar da başıma
Sesini duyarım
Bir ılık rüzgar seçerim
Aşk
Erkekçede
Baştan aşağı yanlış anlamaktır kadını
Tek söz tutmaz
Tek bakış tutmaz
Oynanan oyunda
Kadro dışı bırakılmışsan
Tribünden bile izleme şansın yoksa
Hatta stadyum çevresinde dolaşınca
Köpekler sana havlıyorsa
Maç sonu yerdeki kağıtları plastik şişeleri toplayacaksan
Sormadınız ama anlatayım
İşte bir O vardı
Düşünürdüm
Birçok şey de vardır sevdiği şu hayatta
Ama mutlaka daha çok olmalıydı sevmedikleri
Sevmediği zamanlar sevmediği sokaklar
Dünya güzel, çok güzel, hala
Uçmadan da varabilirsin
Gözlerini mıhlayacak bir noktaya
Bakmaya doyamayacağın
Belki de bir baş döndürmesi uzaklıkta
Hala
Aynı yalana kanarım
Her sabah gün doğuşunda
Halbuki
Gün geceye doğar
Çaresizliğe, ümitsizliğe değil
Ağaçlar uzun ömürlü olmasalardı
Bir tohum toprağa düştüğü gibi
Hemen ağaç olsaydı
Binlerce tohum eksem
Yine de orman oluşamazdı
Yani
Dünya
Dağlarının doruklarından
Ben kocaman bir yuvarlağım diye bağırıyor
Rüzgâr şiveli bir gök dilinde
Dünya




-
Dilruba Taşkıran
Tüm Yorumlarkısa ve öz