Bir sandalyede otururken
Başka ahşap odalarda tekmelenirken başka sandalyeler
Zaman ıslak bir çarşaf gibi asılmışken
Yağmurun gözü kara bir dublörü gibi damlarken
Her yeni şarkıda makam değiştiren yaşam
Bir yangın gibi tutuşmuşken
Neyim ben
Okyanusta yüzen yalnız bir köpekbalığı mı
Avlamaktan ve avlanmaktan korkan
Yeni keşfettiğim uzuvlarım gibi
Gözlerim kulaklarım aklım
Duyuyorum bakıyorum görüyorum
Boşa çıktı gün
Tembel bir köpek gibi yatıyor öğle sıcağında
Bütün çiçekleri toplanmış
Arıları ölmüş sanki baharın
Lekeli bir çarşaf gibi serilmiş ömrüme
Hayat size güzel diyemem
Ama
Şiir size kolay
Bilemem ki
Tendeki morlukları çıkarır mı
umudun açıklarında ışık
yalnız yalnızlığı aydınlatır
oysa
bıkmışlığın kayalıklarında
Kafesten mi uçtun kafese mi uçtun
Yolunu şaşırmış renk körü bir kuştun
Göğü mü arıyordun maviyi mi
Aynada yüz çevirdin kendi yüzüne
Korktun bakmaya içine içine
köpük köpük bulutlarda ışık
köpük köpük gökler
göklerde renk
bir aşkın ilanı gibi taze
Çocukluğum bitip de
İlk maaşım gibi hesabıma yatınca
Ömrümün geri kalanı
Harca harca bitmez sanmıştım zamanı
Rüyanın da
Beğenmemişler ki aramadılar
Olmadı
Uygun değilmiş
Ekmek nerede demişlerdi
İş bu aslanım




-
Dilruba Taşkıran
Tüm Yorumlarkısa ve öz