Nihayetim sükûn ve yarım,
Ses tellerim alındı..
Sebeplerden ötürü konuşamadım,
Gerçek hislerimi sakladım..
Adeta suyla çizilmiş ufka hükmettim,
Acısını çıkarıyorum konuşamamanın,
Tüm dizeler dile geliyor..
Hayâl dünyamı şekillendiriyorum,
Sayfalar mazimle oynaşıyor..
Ben beyâbanda yıpranmış bedevi,
yine bir ayrılık tattım ben,
öncekiler gibi acımasızdı,
dediklerine artık kanmam,
zaafı olmadığını, kullanılmanın,
hissettiklerim boş kalabalık,
hiçbir sözüne güven duymam artık,
Gözyaşlarım boğazıma tıkanıyor,
Konuşmamı engelliyor,
Duygularım zarif, esnek soluyor,
Taşma halinde büzülüyor..
Sesim öfkeli, yüzümde gülümseme,
Sen bana defalarca ihanet etsen,
Defalarca duygularımı yok etsen,
Beni sen öldürsen,
Beni kuytu gölgelerde terki diyar eylesen,
Yine vazgeçmem senden,
Kölesi olsam senin caymam senden..
"Sormuştu Aişe annemiz: 'Beni nasıl seviyorsun Ya Resulullah?'
Efendimiz buyurdu: 'Kördüğüm gibi...'
Yıllar geçti, aşk hiç eksilmedi.
Arada bir sorardı Aişe: 'Kördüğüm ne alemde?'
Efendimiz gülümsedi: 'İlk günkü gibi...'
O'nun dizinde yumdu gözlerini Kainatın Güneşi...
Ey insan;
Yürüdüğün yollar sanki birer kördüğüm
Sırtında ağır bir yük, her gün gördüğüm
Adım atmak zor, yer çekimi mi suçlu?
Yoksa ruhundaki o boşluk mu güçlü?
kaçmaktayım, korkmaktayım geçmişimden,
zalim nefsime yeniliyorum,
sonra aklanıyorum,
başa sarıyorum,
yaptıklarımdan, tekrar korkuyorum..
suçlarıma yakalanmaktan, öyle korkuyorum işte,
sokaklar yolum iken, başım yerde,
insanları süzüyorum, hikayeler yazıyorum,
tanımıyorum hiç bir yüzü,
simaları hiç görmedim, bu karanlıkta,
düşerimle yaşıyorum, hayallerimle oynuyorum,
Cesaretimin son kalıntıları,
Sıcak rüzgârla uçup gitti,
Gözyaşlarım terle karıştı,
Uçurum beni çağırdı..
Ufuk çizgisi üstünde silüetler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!