Tövbe, elde ki kızgın maşa,
Tutulmasının tarifi imkansız..
Günah, elde tutulan manolya,
Lezzet ve hüsrana kayıtsız..
Huzur parayla arandı tapıldı dünyaya,
Gözlerimde sessiz kahkahanın ışıltısı,
Bakışlar hâlâ üstümde mıhlanmıştı,
Tatlı tatlı gülümsendi,
Ve sonra gülümseme yüzlerden silindi..
Rüzgâr kararsızdı,
Ölüler sadıkane dostum,
Suskunluk onlara muştu,
Bağışlayın beni onlar yurdum,
Kimseciklerin yok aklına umudum..
Beklenmedik zamanda kopan velvele,
Gönül fikrin incisi, aklın kimsesizliği,
Yarı Güzin İstanbul, dünyanın incisi,
Yok kulak vereni aşıklar diyarına,
Haykırıyor nice hukumdarlara, oldum ben tarihe karamsar beşik..
Çığlıklar kulaklara küpe,
Duygularımı sevgimi,
Acılarımı hasretimi,
Benim olan herşeyi,
Kaybettim..
Geriye yalnızlığım kaldı,
Ölümü istedim,
İsyan etmedim..
Ölü bedende yaşıyormuşum,
Bilemedim..
Peşine düştü düşüncem,
Öfkeyle pişmanlıklarımın peşinden gittim,
Bozuldu sonunda sıkıntılı sessizliğim,
Gönlümün yağmurları hüzünlü,
Ordularım düşümden damlayan hüznün..
Gözlerimi yumdum,
dünyanın umrunda mıyız,
peki sevdiğimizin,
biz, içimizde biriktirdiklerimizle öleceğiz,
halen anlamıyorlar bizi,
pişmanlık geldiğinde anlar mı.?
keşke der mi içinden..
Hüzünle çağladım nil gibi,
Neşeyle kamçılandık,
Korkunç boşluğu göremedik,
Acı sesime yansıdı..
Soluk boğazımdan tıslayarak boşaldı,
küstüm, takın kelepçeyi incecik bileklerime,
çakıldı kaşlar, halimden hırslandılar,
panik etmeyin, sakinim kendi halimde,
sadece kalemler tükendi, küs kaldım..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!