Başlangıç sonuçlara gebe,
Yok sınırı şerde,
Yok iştahın sonu kenefte,
Ölü nefis sedyede..
Yığınla insan aklı havada,
Benim bir suçum var, günahla yıkanmış,
Gizli bir sırrım var, bulanmış derinden.
Bilginler türedi, beyni hep yıkanmış,
Münafık kokuşur, hoca deyişlerinden.
Görmezler gerçeği, anahtar saklıdır,
Alev dilim yağının yanında,
Dönüştüm narin ihtiyara,
Kasvetimi doldurdu seslerim,
Baktım dehşetli ve hayretli..
Kükredi gökyüzü,
Hamsin kayayı titreten darbeyi indirdi,
Hamsin suratımı kırbaçladı,
Dudaklarımın derisini törpüledi,
Rüzgâr tüm sesleri bastırdı..
Kum ve rüzgâr burgacı içinde,
Savur rüzgara külü,
Kaçırma bir an gözlerini,
Bahanelerle tuttuk sözü,
Her bahaneye bir sebep vechi..
Gözlerimizi şeytana emanet ettik,
İçine sürüklendiğimiz esaretin yılgınlığı,
Umut kaynağı,
Fısıltılarımın çığlığı,
Söylentiler kulağa çalındı..
Yükselen ses zihnimde yankılandı,
Kelimelerimi ısırıyorum,
Git gide içimde kayboluyorum,
Gizli kalmış beni bulsunlar,
İçine çöreklenmiş bu yorguna vurun,
Ben kulaklarımı kapatıyorum..
Parçalara ayrılan masumiyet,
Gözlere acı sirayet,
Ölüm umutsuz felaket,
Kurtuluşa giyilmiş kefaret..
Sınırsız döngü külfet,
Suyla sönen kül gibiyim,
Taksim edildi sancılarım..
Zelzelede yıkılan bina gibiyim,
Enkaz altında hep yarım..
Göz yaşlarım intikam ateşinden,
Soluğunu tut ve benim için dua et,
Karanlık ve ürkütücü uçurumlar uzandı,
Tahta iskemleden sarkttım,
Bir öfkeyle susturuldum vahşice..
Dişlerimi alt dudağıma bastırdım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!