Her aklıma geldiğinde sarılıyorum
Gölgenle dans edip, avunuyorum
Utancı bilerek yaşamak korkunç bir his
Ruhumun içinde yankılanan o sessiz hapis
Huzur secdede,
Huzur küçülmekte,
Huzur Allah'a baş eymekte,
Huzur beş vakitte..
Bırak işi gücü namaz önce,
Zaman beni yendi,
Kıvanç mı duyumlarım,
Saklanır şu arsızlar,
Nankörlük bu kadar mı arsız..
Görmeyi bilene yol çok,
ya günahlar olmasaydı,
Sevabın manası kalır mıydı.?
Sebeplere bir göz at,
Şehit olmazdı, savaş olmasaydı..
Koca dünyanın esiriyim,
Yorma idareyi mahluk,
Kader üstünde bir kader var..
Kader diyip köşeye çekilme,
Kader içinde iraden var..
Gafilane söz sarfettin,
İnsan kendini bu kadar özler mi..?
Unuttum sayende kendimi,
Bulandı aynada yüzler,
Ihanetiydi insanın kendisi..
Beni görebiliyor musun şimdi,
Nasırlaşmış hayatın aciz köleleriyiz ..
En çokta istediklerimizin kölesiyiz..
Ne isterlerse oyuz biz..
Ölüm gelene değin kukla olmuş aktörleriz..
Avuçlarım nasırlaştı,
Uzun yollardan geçiyordum,
Ben, kanımı damla damla süzerek veriyordum,
Yoğurmak utancı,
Tarz-ı selefe tekaddüm ediyordum..
İştiyak göstermesi,
Hatalı tefsire maruz kaldık,
Büyük bir tehallük ile nazariyenin..
Şiddet nazariyesi,
Şerh ve aksül amelleri,
Gelsende ne çare,
Issız odada kaldım bi meçhule,
Hatamın bekçisi oldum hatırla sende,
Bin hataya bir pişmanlık ile geldim affeyle..
Kemiği yoktu dilin zalimce sözler sarfettim sana bile,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!