Özgürlük çiçeğine konan masum kelebek
Suçlanır mı yok yere nasıl olur bu gerçek?
Çığlığını hapsedip gidecek mi sonsuza
Muvaffak olacak mı Allah’tan korkusuza.
Bir varmışla başlayıp bir yokmuşla sürer ya
Gökten üç elma düşer uyutur ya masallar
Benimki biraz farklı birçoğu iyimser ya
Belki uyartmak için uyuyanları sallar.
Uçan halıma bindim ak pak sarayda indim
Meclis neden toplandı bir düşünün vekiller
Umut etmiştik ama boşa çıktı akiller
Sürekli azalıyor bizim mütevekkilller
Yeni vergi dediniz müthiş fikir aferin
Enerji benzin olmaz zaten zamlı motorin.
Geçen yıl çok ağlamıştık
Karaları bağlamıştık
Yürekleri dağlamıştık
Ne farkın var geçen yıldan.
Şiddet dersen bitmek bilmez
Güneşi kovalarken, ay cılız cüssesiyle
Gökyüzü damat olur yıldız elbisesiyle
Denizler destan yazar dalgaların sesiyle
Bulutlar beni kutsar incecik çisesiyle
Neden düştüm bilemem şimdi bu gece derde
Duvar nemini serdi gölgenin gözlerine
Korkunun şakağına dokunurken karanlık
Yıldırım düşüyordu kalemin sözlerine
Kaygılar mı basmıştı ürpermişti bir anlık.
Amacı olmayan can göğe benzer güneşsiz
Yedi beş şiddetinde ırgalarsın pazarı
Söyletirsin durmadan şairi ve yazarı
Sükûneti iç artık değmez elin nazarı
Geçimler karman çorman gelsin intizam baba
Öl artık ne olursun yetmedi mi zam baba.
Arkama bakıyorum takipteymiş bir güruh
Selam verip sessizce masama çöküyorum
Dalgalı gölgelerin çoğu olsa da mecruh
Kimseye aldırmadan şiirler döküyorum.
Bardağıma düşüyor zavallı gezegenler
Yok, yok oldu yurdunda yaşıyoruz ne yazık
Ne tarafa yönelsek çevremiz demir kazık
Bütçemiz yetişmiyor almaya düzgün azık
Yeşillik mi yolalım sökülen ormanlardan
Saman mı devşirelim yakılan harmanlardan.
Sofra garip boş kaldı baklava yok börek yok
Kül kılıçlar kaldırın zırhlı barış erleri
Kiralık bir sarayın en son kiracısına
İğne yapraklı sözler titretmeli yerleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!