Güneşin kirpiğine takılsa da bulutlar
Rüzgâr dağıtır elbet bu yöndedir umutlar
Arzın karanlığına bir kez daha savrulur
Türk’ün gönlü ateştir yaklaşırsa kavrulur.
Durma ey askerim vur, durma ey neferim vur!
Demokrasi önünde duran zalimlere vur!
Yağma Gözlerimden Asuman!
Yağma gözlerinden asuman!
Ölümsüz dağ çiçeğiyim ıslanmasın yanağım
Aldırma kapalı avuçlarıma,
Billur bir kadehten döküldün yere
Denizin ufkuna dalarken güneş
Neydi bu uğultu çıldırdı dere
Akşam mı ağladı neydi bu ateş.
Bazen bir tebessüm ektin rüyama
Kirpiklerinde hapset akıtma gözyaşını
Biniver kanadına boynu bükük hecenin.
Sürünen sözlerinin görmesinler başını
Sessizliğe sarmala kâbusunu gecenin.
___İncitmeden yakala umut nazlı kelebek
___ Kovala usanmadan yaşamın bitene dek.
Siyah imgeler düştü dün evin tavanından
Tepemizde tepinen geçmişin izleriymiş
Eteğini toplamış geçip gitmiş yanından
Öfkeyle kıvrandıran acılı gizleriymiş.
“İçimdeki küçük kız çık tavan arasına
Ebruli renkler ekle çatının karasına.”
------------------------Etkin söz söylemeye ilim irfan gerekir
------------------------Anlaşılması için zeki insan gerekir.
İncir çekirdeğinde ağaç görmektir umut
Ya da su damlasında dolaşan gemileri
Bir kumun zerresinde incileri fark etmek
Güneş rengini seçmek kelebek kanadında…
Serseri bir kurşunun kanlı elinde kalan
Unutursa gülmeyi yaşam olmaz mı yalan…
Uykum yandı deliksiz iğneden geçemedi
Umudum da kalmadı hüznümle yaşıyorum
Kâbusların içinden düşleri seçemedi
Yatakta bazen susup bazen de taşıyorum.
İçimde ateş oldu onulmayan lösemi
Sahile yanaşır mı yoksa batar mı gemi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!