Kirlettiler ülkemi temizlik benim işim
Halletmeden her yeri beklenmesin gidişim
Çiğnemek istiyorum kamaşıyor it dişim
Süpürürüm kökünden yoksulluğu yoksulu
Temiz suyla karmıştı topraktı ilk mayası
Kızıl sırla sarmıştı ustasının ayası
---Dokunmak istemezdi taşlardan çok korkardı
---Tak demişti canına bir gün kükredi esti
---Muhtaçtı akan suya kalkıp pınara vardı
---Kana kana su içti taştan ürkmedi testi.
Bakın şu edepsize hele bakın densize
Rotasını şaşırmış yol alan dümensize
Diyormuş; hak adalet savcı hâkim bana kul
Sanatçıymış doğuştan gerekmiyormuş okul.
Yargıç olsun vezirim bir mahkeme kurulsun
İrademdir bilinsin tez kellesi vurulsun!
Ar karası değil ki alnına düşen leke
Ne için utanasın neden boşa yanasın
An karası silinir elbette çeke çeke
Beklemek zorundasın sabaha uyanasın.
Kadın üzülme sakın eğme yere başını
Noktalar dokuyorum küfürbaz notalara
Mehtabın uyuttuğu denize atıyorum
Feraset bağlıyorum iğneli oltalara
Belki yetmez diyerek utanma katıyorum.
Kelimeler içinde mutlaka şiir yok da
Birisini bitirdim işte sana bir nokta.
Bir uçurtma geliyor uzaktan çok uzaktan
Ebruli renkler ile işlenmiş desen desen
“Üstünde bir yazı var; vatan illaki vatan!
Hayalimde sen varsın düşlerimde yine sen.”
Kırmamış kanadını ulaştırmış gök sini
Iratmış uçurtmadan bulutların sisini.
Güneşin kirpiğine takılsa da bulutlar
Rüzgâr dağıtır elbet bu yöndedir umutlar
Arzın karanlığına bir kez daha savrulur
Türk’ün gönlü ateştir yaklaşırsa kavrulur.
Durma ey askerim vur, durma ey neferim vur!
Demokrasi önünde duran zalimlere vur!
Yağma Gözlerimden Asuman!
Yağma gözlerinden asuman!
Ölümsüz dağ çiçeğiyim ıslanmasın yanağım
Aldırma kapalı avuçlarıma,
Billur bir kadehten döküldün yere
Denizin ufkuna dalarken güneş
Neydi bu uğultu çıldırdı dere
Akşam mı ağladı neydi bu ateş.
Bazen bir tebessüm ektin rüyama




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!