Ne oldu bana bilmem farklı mıyım ellerden?
Kafamdaydı sessizdi konuşuyor yaratık
Birden nem kapıyorum sakin esen yellerden
Kendimden bile şüphe ediyorum ben artık.
Hayal ile gerçekler karışır mı doktor bey
İnsanlar kötülükte yarışır mı doktor bey?
Dikenli düşünceler içinde geziyoruz
Çiy düşen yüzümüze, elimize batıyor.
Bilmez gibi yapsak da aslında seziyoruz
Damarlarda tutunan dikişimiz atıyor.
Kördüğümler yapmıştık oysaki dikişlere
Dikkatimizi verdik dünyadaki işlere.
Ayın gümüş saçına sevdam takılıp gitti
Karıştırsam düşleri neresinde bulurum
Ne için uğraşayım boşa gitti her çabam
Genlerimiz uyumsuz ne anamsın ne babam
Üzülmek de gereksiz kalmasın tek merhabam
Tadın tuzun kalmadı sen eski sen değilsin.
Adın vardı semanın karanlık kubbesinde
Sonsuzluk yağmuruyla Mekke’ye geliverdin
Selam durdu ateşler dünyanın habbesinde
İyiliği yaymaktı insanlığa tek derdin
Yüzündeki tebessüm kararttı yıldızları
Eğildi hurma dalı selam ey Habib dedi
bu şiir senin için okur musun bilemem
Azrail tutsa artık nefretimi silemem
soyun silsilen için iyi tek şey dilemem
güneş patlar arz kurur seni gördüğüm zaman
kurtulmak mümkün değil her yerden çıkıyorsun
Sabaha doğru doğrul gülümse gözünü aç
Sadece sen mi korktun titriyor bak bir ağaç
Ruhunu gasp etmesin yalnızlık denen kıskaç
Pencereni arala saçını sevsin rüzgâr
Sabırlı ol sakin ol elbet dönecek bahar.
Şahım erdim geldim derken
Yıllar gibi geçeceksin
Fani insan fani gücün
Paldır küldür göçeceksin.
Eğri doğru seçmiyorsan
Yeniden yazar kalem hiç yazmamış gibi aç
Tutmazsanız tutmayın değil kimseye muhtaç
Açıktan atar taşı yapmaz öyle vur da kaç
Yazdıran üst akılsa yazan kalemi kurşun
Kuş beyinli dense de eti yenmez her kuşun.
Söz kesiyorum diye kızmasın bana kuşlar
Elimde gümüş makas didiklerken cümleyi
Gecenin gözyaşından almaya bu uçuşlar
Nurlarını yıldızdan büyütmek ez cümleyi.
Mine döşeli deniz çığlığın ince ucu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!