Gizli bir gülüşünü yakalamıştım,
Çok eskiden.
Saklarım o gülüşünü,
Karanfil kuruttuğum defterimin
İsterim yanında olayım her an
Ben senin boyuna kurban olurum
Kipriklerin bir ok, kaşların keman
Ben senin yoluna sergen olurum
Ömercik, evin içinde dolaşıp duruyor, büyümeye çalışıyordu. Oğlum diye bağrına basıyordu babası Ömer’i. Her gün yeni oyuncaklar, yeni yeni yemişler alıyordu. Hiç özlem duymuyordu Ömercik, yediği önünde yemediği arkasındaydı. Annesi kızıyordu babasına küçük Ömer’in.--Yapma bey, etme bey. Ömer’ime Sevinecek hiç bir şey bırakmadın. Oğlumu sen yalnızlığa attın. Ama karşısında aldıran bir baba yoktu.
Ömer'in babası her üzülmesinde oğlum diye koşuyordu. Ömer, hiç empati kurma fırsatı bulamıyor, her işini babası yapıyor, hatta ayakkabılarının bağlarını dahi babası bağlıyordu.
Ömer, kendi problemini kendi çözemez oldu. Özgüveni hiç kalmadı. Hoşuna gidiyordu her şeyin hazır olması çocuğun. Ama annesi feryadı figan babadan yardım diliyordu. Ama babasına bir türlü bunu anlatamıyordu.
Büyüdü biraz daha Ömercik, okula gitti. İstiyor diye tablet verdiler eline, işin kolayı buydu. Ömer, arkadaşlarıyla hiç oynayamadı. Arkadaşlık duygusunu hiç tatmadı. Hiç bir şeyi onlarla paylaşamadı. Kurstan etüte gönderdi babası. Aile hayatı hiç olmadı. Ömercik, çocukluğunu hiç yaşayamadı. Babası hep yarış atı gibi koşturdu Ömerciği. Hep komşu çocuklarla mukayese konusu oldu. Ömercik hızla büyüyordu. Küfür etmenin büyümek demek olduğunu empoze ettiler sürekli ona. Bol bol küfür ediyordu Ömercik, babası ona gülüyordu. Kızlardan üstündü Ömercik, babası öyle diyordu. Ömer büyüdükçe Kendi etrafında dünya dönüyor sanıyordu. Sonradan kızlara değer vermeyen biri oldu.
Sen bende,güneşten sığındığım bir gölge gibi duruyorsun.
Ad'ın ne zaman aklıma düşse,bir yaz günü harmanda soğuk su içmiş gibi oluyorum.
Senin gülüşün bir ağaç başında meyve,telaşlı
Adımlarla bir nehir akışı gibi hep bana geliyorsun.
Hangi kalem yazdı seni
Hangi dudaklar okudu
Yüreğini açıp senin,
İlmek ilmek kim dokudu.
Ne yokluğuna üzüldüm,
Ne varlığına sevindim.
Bir duyguya tutuldum
Hepsi bende kaskatı.
Varlığın son demlerini yaşıyorum şaşkın!
Yırttım bütün haritalarını yalan dünyanın.
Çaresizliği tanıyorum çok eskiden beri...
Elbet yıkılır diyor yaşama saltanatın.
Ne zaman bir sevinç kelebeği
Havalansa üzerime,
Hep bir hüzün baş köşede beni bekler.
Yağmur gibi yağar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!