Yüreğine dokunmak var ya bir çocuğun
Gözlerinde pırıltısını görmek
geleceğin
Var ya işte en büyük sevinçleri
İçimde bir uhde bir sıkıntı var
Otursam olmuyor,yatsam olmuyor
Yıkıldı hep evler, yıkıldı dağlar
Tükenmez diye bildiğim,
Bütün kalemler tükendi.
Benim ümitlerim vardı
Biliyorsun,
Onlar gibi.
Sabahın en erken saatinde açıyordu kapısını, kahvehanesinin. Ölülerin resimleri hep aynı duruşla onu karşılıyordu. Ergün onlarla selamlaşıyor, her gün anılarını diriltiyordu. Adı cemildi, namı değer ölüler kıraathanesinin kahvecisi cemil.
Derin bir nefes aldı, uzun bir iç çekti cemil. Daha dün şurda oturuyordu şişko Recep. Bu gün çekip gitmiş o da, bu dünyadan. Onunda resmini asacak bir yer bakındı cemil. Kahvedeki duvarın en son köşesi boştu. Oraya asarım onu diye düşündü. Ne günleri geçmişti receple, ne günleri. Çok da kebabını yemişti. “Hakkını helal et demişti de cemil, recebe. Şişko recep gülümsemişti."
Her resim bir anıydı cemil için, kahveye gelenler görünce resimleri, duvarda kendi resimlerini düşlerlerdi.
Nefesin terki mekan etmesi mi?
Ruhların ebediyete gitmesi mi?
Hayatın bir çırpıda bitmesi mi?
Ey nefsim bana söyle nedir ölüm?
Yaşamak mı ebediyen bu dünya da?
Ağıt seslerini duydu önce, sonra üzerine sıcak su döküldüğünü hissetti. Topal hoca bir yandan su döküyor bir yandan sürekli dualar okuyordu. Şöyle evin etrafına göz gezdirdi.
Kardeşleri çaresizlik içinde kıvranıyor, koca zeytinin altında anası ağlıyordu.
Komşuları toplanmışlardı. Fısır fısır konuşuyor, hafiften çilenen yağmurun altında bekleşiyorlardı.
Okunmayan kitaplar,şiirler,öyküler ve bütün edebiyat türleri can çekiyor azizim.Derdi belli bütün kitapların,okuma hissi kalmamış insanlarda.Ya okumuyor,ya da okuyormuş gibi yapıyor okuyorum diyenlerin dilleri.
Herkes şair,herkes yazar azizim,göl dolmadan balık yetişir mi? Çorak toprakta ürün olur mu azizim,önce dolmalı insan,önce okumalı,gezmeli,görmeli,yorum yapabilmeli.Yoksa azizim,kendini tatminden öte gitmez karalama kağıtları ya da evin kitaplığında okunmadan duran bir biblo olur,kurum kurum kurulur,yazılan kitapların dahileri.
Hadi gerçek sever okurlar,hadi bir kitap alın.En azından sevdiğiniz bir kitap olsun,bir bakın bakalım,ne diyor yazarların dilleri.Çevirin sayfaları,bak neler anlatacak elinize aldığinız bir kitap,bakın size neler katacak.
Duyar gibi oluyorum dediklerinizi kitap okuyucuları"Ne güzel şeymiş okumak".
Artık yazmanın da bir anlamı kalmadı ki!Çünkü "okumuyorlar"
Herkes herşeyi biliyor havasında.Bilmezliğin
O kadar yanlışı ortaya çıkıyor ki af edilecek gibi değil.Ama herkes herşeyi biliyor ve herkes her konuda haklı.Kişiler her konuda sanki muallim.
Çalışmadan kazanma peşine düşmüş,kısa yoldan para kazananların rol model olduğu bir gençliğe nasıl hedef vereceksin?Elinde bir telefon saatlerce onunla oyalanan,düşünmeyen,üretmeyen ve elinden hiç bir beceri gelmeyen bir nesile doğru mu gidiyoruz?Öyle olmamasını ümit ediyorum ama gidişata bakınca bütün ümitlerim sönüp gidiyor gibi...
Gönüle düşen damla,
Şimdi orda kor oldu.
Yanar her an uğruna
Yürek böyle buyurdu.
Sana yakın kulağında bir türkü
Nameleri hiç bitmeyen bir şarkı
Sen giderken ben arkanda bir terki
İçtigin kahvenin" kırkı" olaydım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!