Adnan Deniz Şiirleri - Şair Adnan Deniz

Adnan Deniz

Boş ver...
Herşeyi boşver
Boşvereceğim bu gün
Bütün günlerde olduğu gibi.

Duyulmayacak sesim soluğum,

Devamını Oku
Adnan Deniz

Bırak aksilikler benden vazgecmesin,
Olanca gücümle ağlayayım dur.
Bitmesin dertlerim, bitmesin çilem
Yolumu çileye bağlayayım dur.


Devamını Oku
Adnan Deniz

En zehirini,
Bıraktında koynuma.
Hani dün buradaydın,
Nereye gittin?


Devamını Oku
Adnan Deniz

Sende anlayamadın be kız...
Sevgiyle yoğurduğum sen
Beş para etmezmişsin belliki
Gavur parasıyla...


Devamını Oku
Adnan Deniz

Kelimenin aslı eski farca’dan gelir.’’Yeni gün’’ anlamındadır. Nevruz geleneği,15.000 yıl öncesine dayanır. Avcılıktan yerleşik hayata geçişi temsil eder. Hayatın, dört mevsimle yakından ilgisi vardır. Soğuk kış şartlarından bahara geçişle birlikte bolluk ve bereket ortaya çıkar. Bu bolluk ve bereket toprağın uyanışı ve tabiatın canlanışıdır. Canlılık hayatı temsil eder. Bereket ise, canlının yaşayabilme imkânlarını artırır. Dolayısıyla bu gün bir sevinç ve mutluluk günüdür.
Nevruz, Orta Asya’dan Balkanlardaki Milletlere kadar Kutlana gelmiştir. Genelde bütün Milletlerde Tabiatın ve çevrenin uyanışını sembolize eder. Yani Havalar ısınır, karlar erir, ağaçlar çiçeklenmeye, toprak yeşermeye, göçmen kuşlar yuvalarına dönmeye başlarlar.
Orta Asya da Nevruz, bayramlarda geleneksel olarak pişirilen buğdaydan yapılmış bir tatlının adıdır.21 Mart önemli bir gündür. Çünkü bugün, gece ve gündüzler eşitlenir. Bu baharın başlangıcıdır.
Bahar bayramının yanı sıra Türk Kültüründe Nevruz günü bir kurtuluş günü olarak ta kutlanır. Çünkü Türklerin Ergenekon’dan çıkışının yani demirden dağı eritip çıkmalarının, Türklerin esaretten kurtulmalarının bayramıdır. Orta Asya Türk toplulukları ve Balkan Toplulukları bu geleneğin günümüze kadar yaşamalarını sağlamışlardır.
Türk kavimleri tarafından M.Ö8.yüzyıldan günümüze kadar, her yıl 21 Mart’ta bu bayram kutlanır. Anadolu Beylikleri, Eski Mısır, İran, Safevi, Sasani, Moğollar, Selçuklular ve Osmanlılarda bu günü Bayram olarak kutlamışlardır. Hatta Osmanlılarda özel olarak hazırlanan Nevruziye adlı Macun O dönemden kalan bir kültür olarak günümüzde hala devam etmektedir. Her yıl Mart ayının 21. günü Manisa ilimizde Mesir macunu şenlikleri yapılmakta ve bahar bayramı coşkulu bir şekilde kutlanmaktadır.
Türkiye’de geleneksel olarak kutlanan Bahar şenlikleri 1995 yılı itibarıyla Resmi bayram olarak kabul edilmiş ve her yıl 21 Mart günü itibarıyla bahar bayramı olarak kutlanmaktadır. Atatürk diyor ki 'Bilelim ki, kendi benliğine sahip olamayan milletler başka milletlerin şikârıdır', yani yaşayamaz. O yüzden, yine, Atatürk der ki, 'Gençlerimize, çocuklarımıza görecekleri eğitimin hududu ne olursa olsun en evvel ve hersey’den evvel kendi geleneklerine, millî ananelerine ve Türkiye'nin bağımsızlığına düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.'

Devamını Oku
Adnan Deniz

Gözlerinize baktığımızda saflığınızı ve temizliğinizi görebiliyor, yaşama sevincinizi hissedebiliyoruz. Hayatın masumiyet simgesi olan sizlerin geleceğimizin yarınlarında, en önemli yerlerde olmanızdan başka hiçbir beklentimizin olmayacağını bilmenizi istiyoruz.
Belki aileniz tarafından çok fazla sevildiniz, belki de anne-babalarınız size yokluğu yaşatmamak için gereğinden fazla çalışarak fedakârlıklar yaptılar. Belkide sizlere fazla şımarmasınlar diye anne ve babalar sevgilerini hiç hissettirmediler.
Çocuklar, çocuklarımız, varlığımızın en değerli nadide çiçekleri… Neden bu kadar sizlere tolerans gösteriyoruz biliyor musunuz? Çünkü bizim için ailemizin en kıymetli varlıklarısınız.
Okumanızı istiyoruz,başarılı olmanızı istiyoruz.Belkide bu bizim için en doğal olan bir istek şekli olarak gözüküyor..Ama sizleri,bazen keşkelerin dönülmez yollarında amaçsız ve ümitsiz dolaşırken görüyoruz.Geleceğe ait hiçbir planı olmadan ve öğrencilik günlerini, geçip gitmesi gereken günler olarak yaşıyorsunuz.Geleceği kestirebilmek ve gelecekte rahat bir hayat yaşamak için okumanın ve başarılı olmanın öneminden habersiz,yollarınızda tozu duman dolaşıyorsunuz.Hiç bir kural tanımadan ve hiçbir sıkıntı çekmeden yaşamak istiyorsunuz.Ama çalışmadan ama bir koruma altında kalarak yaşamak istiyorsunuz.
Yine bir Eğitim –Öğretim yılı sona eriyor ve yine sizlerin kendinizle hesaplaşma günleriniz başlıyor. Kendinizle hesaplaşmadan sakın başkalarını yargılamayın sevgili öğrencilerimiz. Sizlere engel olan neler varsa tek tek önlerinize koyarak ve nelerin sizleri başarısız bıraktığını tespit ederek mücadele safhasına başlayınız.
Çünkü hiç kimse sizin için, sizin kadar üzülemez ve hiç kimse sizin yerinize hayatın bütün kahrını çekemez. Sizin başarınıza engel olan internet kafeler mi? Sizleri gün boyu esir alan Televizyonlar mı? Yoksa başarısızlığınızı gizlemek için arkasına sığındığınız sahte roller mi? Yani kendinizi olduğunuzdan farklı bir şekilde göstermek mi?

Devamını Oku
Adnan Deniz

Ne yazık! Olaylar karşısında şaşkınız. Kimi gözden çıkaracaksın. Kimi ayıracaksın, Biz birlikte değimliyiz. Biz can olmadık mı? Biz birlikte yanmadık mı? Yoksulluk kilit vurmuşken kapımıza, sesimiz çıktımı? Çok şey mi istedik şu hayattan? Değil elbet. Yalnızca yaşayabilmek, yoksulda olsak güneşli bir günün, Türkiye’nin Bahçesinde yaşayabilmeyi istedik.
Biz böyle değildik! Halk böyle değildi! Bir tas çorba yeter bize diyebilecek kadar kanaatkâr, başkasının mutluluğunu isteyebilecek kadar fedakâr değimliydik. Ne oldu bize?
Bu ülke, ne şartlarla bu günlere geldi. Ölüme gülerek gidenler, vatan saol’sun diyenler bizler değimliyiz. Kurtuluş savaşında yedi düvele karşı birlikte savaşanlar cepheden cepheye birlikte koşanlar bizler değimliyiz. Biz o insanların torunları değimliyiz? Birlikte devlet yöneten, birlikte iş yapan ve kız alıp vererek akraba olanlar bizler değimliyiz. Kimi kimden ayıracaksınız? Bu kindarlık kime?
Ne oldu bize? Televizyonlarda gözleri dönmüş insanlar görüyoruz. Yakıp yıkan insanlar… Hiç terettüt göstermeden Allah’ın yarattığı insanı öldürme amacıyla üzerine araçlarını sürenler kimler? Niçin bu öfke? Ne yapılmak isteniyor?
Sakın haa..Bu ülke hepimizin.Bu ülkeye eğer bir şey olursa içinde hepimiz yanar gideriz.Bu ülke büyük sevdalara gebe…Büyük işler olsun istiyoruz.Birlikte Atatürk’ün gösterdiği “muasır medeniyetler seviyesine ‘’çıkmak istiyoruz.Yoksulluk bizim kaderimiz değil.Çalışmadan kazanmak isteyenlere,ülkemizde huzuru bozmak isteyenlere müsaade edilmeyeceğini herkesin bilmesi gerekir.Okul çağındaki öğrencileri sokağa döken kişilerin nasıl haklı sebepleri olabilir? Yoklukla mücadele eden,alın teri ile çalışan insanlarımızı huzursuz etmek kimin haddine!
Bizler çok şey istemiyoruz. Yaşamak istiyoruz, birlikte barış içerisinde yaşamak istiyoruz ama barışın olması savaşla gerçekleşemez. Hem de kalleşçe arkadan vurularak şehitlerin üzerine barış inşa edilebilirmi?

Devamını Oku
Adnan Deniz

Resmini çiziyorum,
Hatırladığım kadarıyla.
Yeni şeyler eklemek istiyorum
Anılarıma.


Devamını Oku
Adnan Deniz

Nerdeyse yüreğini verecekti!
Hiç düşünmeden.
Kol kanat gerecekti...
Hiç üşenmeden
Bunlar gerçekti.

Devamını Oku
Adnan Deniz

On sene sonrasını görüyor musun çocuğum? Sek sek oynayacak, topaç çevirecek, okula başlayacak, kırmızı kurdeleler takacaksın. Yanaklarında gülücükler, hayata bir başka bakacaksın. Ümidin olacak yarınlardan, ölümü düşünemeyeceksin. Kahkahalar patlatacak ailen, Her şey çok iyi ve güzel olacak şımartılıp sevileceksin.
On sene sonrasını görüyor musun ergen delikanlım? Coşkulu bir hayal ülkesinde yaşayacak, her şeyi sen bilip söylüyor olacaksın. Rüyalarını gerçek sanacak, geleceğinin okumaktan geçtiğini bile anlayamayacaksın. Ama çok mutlu olacaksın. Hayat çok garip karşılayacak seni, zaman hiç yaşanmamış gibi çekip gidecek ama farkında olmayacaksın.
On sene sonrasını görüyor musun delikanlım? Tam senin lise çağın! Aşk kapını çalmaya başlayacak, hayal âlemlerinde kendini bulacaksın. Lakin okul her an yanı başında gelecek kaygısı bir gölge gibi seni kovalayacak. Yaşarken hayatı tozpembe hayallerle, var olmak bir bulutlar ülkesinde olmak gibi gelecek sana. Geleceğin temellini atmak yani okumak zor gelirse hafızana belli ki yerinde badanajlar yapmaktasın. Ama gerçeğin acıları gelip çatacak sana, duraklayacaksın. Artık yarını kurtarmak için var gücünle deparlar atacaksın. Başarıyla güzel bir hayat kuracaksın kendine, başarısız olursan bir köşede büzülüp ağlayacaksın. Çaresizlik kapını çalacak, keşkeler bir gölge gibi peşini asla bırakmayacak.
On sene sonra orta yaşlı olacaksın. Ya hala kabul edip bütün olup biteni kaderine razı olacak, ya da rahat bir hayat kuracak yeni rahatlıklar arayacaksın. Teklemişsen yarışın birinde, en alt kademelerde cirit atacaksın. Yoksulluk ve çekilecek eziyetler senin adresin olacaktır.
On sene sonrasını görüyor musun? Yaş kırkları dünden geçmiş artık. Bütün haz’ların son dem’ine geldiğini göreceksin. Mutluluğun yollarını değiştirmek olacak tek uğraşın. Torun, Mürvet sevgisi senin tek tesellin olacak, bunu yaşıyor olacaksın.
On sene sonrasını görüyor musun aksakallım? Hayatın bir anlamı olmadığını fark edeceksin. Dünyanın faniliğini dillendireceksin. Ama hayatın tatlılığını bir türlü yok sayamayacaksın. On sene sonra yok olacağını en azından ta derinden hissedeceksin. Belki de on sene sonra yoksun. Varsa bir inancın ve azığını almışsan yanına sana yenidünyalar açılacak buna inanacaksın. Azık almamışsan çok zor olacak hesap vermek belli çok zorlanacaksın. On sene sonrasını hiç sorma bana cevabını bulamayacaksın.

Devamını Oku