Neden karanlık pencerenin,
Camlarından bakarız hep?
Güneşli pencereler neden kapalı?
Çek perdeleri gün doğsun!
Aydınlansın sensizliğim
Gülümsesin sevdiğim.
O suskun bakışların,
Altındaki sırlarla...
Bir gönül sevdasının
Bıraktığı kor'larla
Daha bilmem ne kadar
Bilinmedik varlarla...
Çarmıha geriliyorsun,
Her akşam
Ölüyorsun.
Doğup büyüyosun,
Sabahın ilk ışıklarıyla
Gülüyorsun.
Ortağısın sen benim,
En gizli sırlarımın.
Beni görür bilirsin
Yargılarsın belliki
Bir ucu elindedir,
Gecen giden yılların.
Olmazlığım tuttu,
Olmaz denilen şeylere karşı.
Nedir bendeki gülüm
Z amansız uyanan his,
Neden sevda üzerine
Şiirler deniz.
Süzülerek gökte melekler gibi,
Bir yıldız kaydı erkenden.
Hayret kimse ağlamadı arkasına
Dudaklarda dualarla yollandı
Gözü arkada kalmadı,
Erkenden bir yıldız kaydı.
Gözlerimde…
Tan yıldızı gibi
Parlayıp çıktığın bir gün
Usuldan
Yaklaşsam yanına
Seni sevdiğimi söylesem
Ne zaman enginden bir uçak gitse,
Ürperir korkarım hep birden bire...
Bombalar atılır o an üstüme
Biri yüreğime biri gözüme
Biride beynimde hiroşimaya.
Beni bu gurbetten,
Alıp götüren.
Anam gibi kucağına yatıran,
Babam gibi şevkatiyle sarılan
Bacım gibi kardeş diye dövünen
Benden uzak,
Ne kadar farklı hayallerimiz var. Neler yapmak isteriz heyecanla ama… Hayatın gerçekleri o kadar farklı ve insafsızdır ki… Bizleri hiç ummadığımız yerlere götürür. Biliriz ki, bazı yenilikler yapabilsek hayatımızda belki de istediğimiz mutluluğa ya da istediğimiz hayallere ulaşabiliriz.
Haberleri okur, ilginç ve o kadar korkunç haberlerle karşılaşırız. İnsan ne olacağını bilemiyor ki. Keşke deriz, şöyle yapsaydı bu olaya maruz kalmayacaktı. Lakin keşkeler bir şey kazandırmayacaktır insana. Lakin olan olmuştur ve olacaklarda olacaktır.
Yeni senaryolar yazılmıştır, yaşantımız üzerine. Bir anlık olaylar bizi çok değişik sonuçların içine sokabilir. Ama suçlu bulamazsınız. Çünkü herkesin suçlusu ve güçlüsü belirlenmiştir. Çünkü herkes taraf olmuş ve olanda olana olmuştur.
Yıllar boyu hep eşitlik ve bireysel özgürlüklerden bahsedilmiştir. Ama yıllar boyu insanların eşitsizlikler içerisinde kahrolduğunu herkes izleyebilmiştir. Çünkü insan denilen canlı kendisini her zaman başkasından üstün ve başkasının hakkını yemeğe muktedir kılmıştır.
Bizler akıllı yaratıklar, yani insan soyu. Ne kadar aciziz olaylar karşısında. Halbu ki ne kadar güçlüydük, neler yapabilirdik. Taşı sıksak suyunu çıkarabilirdik. Ne oldu bize! Neden bu kadar çaresiz ve umutsuzuz.
Başı dimdik gezenler vardır. Gözyaşlarını ve içindeki bütün gerçekleri gizleyerek dik durmaya çalışırlar. Eve vardıklarında, bütün dikleşmeleri bitmiştir. Bütün üstünlükleri, evin küçük tekir’ine olmuştur ya da savunmasız, eline bilmem nasıl geçirdiği evin fertlerine olmuştur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!