Adnan Deniz Şiirleri - Şair Adnan Deniz

Adnan Deniz

2009–2010 Eğitim ve öğretim yılı birinci dönemi sona eriyor. Öğrenciler karneleriyle evlere gelecekler ve evlerde çeşitli hikâyeler yaşanacak. Ancak sayın velilerimiz bu karneler sizin. Lütfen öğrencilerinizi yargılamadan önce kendi kendinizi yargılayın ve eleştirin. Bu dönem öğrencim için ben ne yaptım? Sorusun lütfen kendinize bir sorun.
Daha öğrenci okula başlamadan velilerimiz maalesef yanlışlarla başlıyorlar. Nedir yanlış olan? Öğrencilerini adam yerine koymadan kendi istediklerini ve kendi hayallerini çocuklarında yaşamak istiyorlar. Gerçek olan öğrenci yetenek ve kabiliyetleri kesinlikle dikkate alınmıyor.
Öğrenciler, okula yazdırıldıktan sonra öğrencinin psikolojik gelişim durumu ve okuldaki hal ve gidişatı takip edilmiyor, Öğrencileri evden okula göndermekle bu işin bittiği sanılıyor. Parasını vermek, defter, kitabını almak, servise vermek acaba yeterli sorumluluklar mıdır? Öğrencilerin çoğunun şikâyeti evlerinde kendileri ile ilgilenilmediği ve insan yerine konulmadığıdır.
Acaba hangi veli ergenlik içerisinde olan öğrencisini karşısına alıp ta onunla konuşabiliyor? Hangi veli öğrencisini okula gidip gitmediği konusunda okulla istişare içerisine girebiliyor? Hangi konularda başarılı olup olmadığını araştırıp, hangi veli altarnetatif öneriler sunabiliyor.
Kendi problemlerini öne sürüp, aylarca kontrolsüz bıraktıkları öğrencilerini ancak karne günü hatırlayan veliler acaba bu çocukların geleceklerinden ne bekliyorlar ve bu çocuklara kızma hakkını nerden bulabiliyorlar?
Öncelikle başarısızlıkların odağında aile, çevre, kişi, tercih, okul gibi etmenler vardır ama asıl olan önce elimizdeki çiçeğin farkında olabilmektir.

Devamını Oku
Adnan Deniz

Gözlerimde…
Tan yıldızı gibi
Parlayıp çıktığın bir gün
Usuldan
Yaklaşsam yanına
Seni sevdiğimi söylesem

Devamını Oku
Adnan Deniz

Ne zaman enginden bir uçak gitse,
Ürperir korkarım hep birden bire...
Bombalar atılır o an üstüme
Biri yüreğime biri gözüme
Biride beynimde hiroşimaya.

Devamını Oku
Adnan Deniz

Bir sürü güvercin havalanıyor,
İçinde bir tek o alaca beyaz.
Zamanla her insan sevdalanıyor
İçinde bir tek o dudağı kiraz.


Devamını Oku
Adnan Deniz

Süzülerek gökte melekler gibi,
Bir yıldız kaydı erkenden.
Hayret kimse ağlamadı arkasına
Dudaklarda dualarla yollandı
Gözü arkada kalmadı,
Erkenden bir yıldız kaydı.

Devamını Oku
Adnan Deniz

İnsan olarak karşılaştığımız hata ve eksiklere karşı öncelikli refleksimiz kızgınlık ve olumsuz tepki olarak ortaya çıkmaktadır. Kişilerde suç bulmak ya da hiçbir araştırmaya gerek duymadan yargılama, kızgınlık gösterme eylimleri maalesef insan tabiatının bir sonucudur. Yapılan hatalarda kasıt olmaması bir insana karşı kızgınlığın geçmesi için yeterde artar bile.

Elbette hatalar hatırlatılmalı, düzeltilmesi ve telafi edilmesi için gerekli çabalar harcanmalıdır. Çünkü insanlar hata yapabilecek birer varlık olarak yaratılmıştır. Bu da şunu göstermektedirki ne kadar uyarıda bulunulursa bulunulursun yaratılan hata yapmaya namzettir. Onun için hata yapana kızgınlık duymaktansa elimizden geldiğince uyarılarımızı yapmaya devam etmeliyiz. Çünkü hata yapana kızmaya hazırlanan insanlarında sık sık hatalar yaptığını unutmamamız gerekmektedir. Nasıl ki hiçbir insan kendisine karşı bir kızgınlık beslenmesini istemezse, Hatasının birçok sebebi olduğunu düşünerek ve kendisine karşı daha anlayışlı, sevgi ile yaklaşılmasını istiyorsa; kişilerde aynı durumda olanlara karşı aynı hassasiyeti göstermelidir. Bu konuda Allah insana, "affediciliği, bağışlamayı, hoşgörülü olmayı, şefkat ve merhametten ayrılmamayı" emretmiştir. Bizim Allah"ın bu emirlerinden sanırım birçok sonuçlar çıkarmamız gerekmektedir.

Çevremizdeki herşey mükemmel ve hatasız olsaydı kişilere güzel ahlaki özelliklerini ortaya çıkarabilme gibi bir sorumluluk yüklenirmiydi? Allah insanları kusurlu yaratmış ki, birbirlerine karşı güzel ahlaklarını gösterebilsinler vehatalarını telafi edebilme imkânını yakalasınlar.

Devamını Oku
Adnan Deniz

Adı konulmamış illetmişsin sen
Meğer içten içe bir dertmişsin sen
Bir çekim nefesim zehirmiş meğer
Bilmeden sigara hep yermiş meğer.


Devamını Oku
Adnan Deniz

Yaptığınız bir yanlışlıktan dolayı özür dilemesini biliyor musunuz? Hatalı bir davranışınızdan dolayı hatalı olduğunuzu kabul edebiliyor musunuz? Yaptığınız hatayı bir daha yapmamaya gayret ediyor musunuz? İşte bunları yapabiliyorsanız sizden olgunu ve sizden büyüğü yok diyorum. Çünkü insanların en zayıf noktası ‘’Ben’’olgusudur. Ben yanlış yapmam, ben haklıyım, benim dediğim doğru denildiği sürece çözümün değil problemin bir parçası olmaya adaysınız. İnsan beşer, şaşar. Bundan da doğal bir şey yoktur. Önemli olan haklıya hakkını verebilmek ve haksız olduğumuzu kabul edebilmektir. İnanın, gerçeği söyleyen insanlar yargılanmaz daha doğrusu onun bu davranışı takdirle karşılanır.
Çok sevdiğim bir Atasözü vardır’’Nokta kadar menfaat için virgül gibi eğilme’’Belki kısa süreli menfaatler elde edilebilir ama uzun sürede insanlar kendi şahsiyetlerinden çok şeyler kaybederler. Yapılan davranışlar ne duygusal yoğunluğa bağlı nede sırf akılın yalın hali ile harekete geçmemelidir. İnsan hem maddi hem de manevi âlemin ortak tezahürüdür. Onun için yapılan davranışlar, insan ilişkileri, sosyal paylaşımdaki iletişimlerde, hep insanların bu iki yönüne de hitap eden davranışlar hâkim olmalıdır.
Hayattan beklentimiz nedir? Belki maddi anlamda çok şeyler elde etmiş olabiliriz. Ancak hiçbir madde bir dostun, bir arkadaşın yerini tutamaz. Bir dost ya da arkadaş veya akraba bir günde elde edilecek bir nesne değildir. Elde edilen bütün değerlerin bir çabası bir emeği vardır. Bu emekleri bir sözle, bir anlık kendimize hâkim olmamakla silip atamayız. Elimizdeki değerlere sahip çıkmalı ve onların en ufak sıkıntısında dahi yanında olmalıyız.
Günümüz toplum psikolojisi maalesef çok karmaşık bir hal almıştır. Bunun nedeni bence insanlardaki değerlere duyulan saygı ciddiyetsizliği veya boşluğu ve inançlardaki eğitim eksikliğidir. Günümüz insanları maalesef kendisinin maddi açlığını doyurmakla meşguldür. Ancak bütün ihtiyaçlarını elde ettikten sonra derin bir boşluğun içerisinde ve psikolojik rahatsızlıkların içinde boğuşmakla kendisini bulacaktır.
Hayatın içerisinde mutlu yaşayabilmek için öncelikle insanın kendisi ile barışık olması, başkalarını olduğu gibi kabul edebilmesi ve elindeki değerlere sahip çıkması gerekir. Ayrıca kendisinin manevi yönünü de geliştirmesi, arkadaş ilişkilerine değer vermesi, kendisine yapılmasını istemediğini başkalarında yapmaması gerekir.
Günümüz insanının ortaya çıkardığı sorunlara bakacak olursak ben olgusunun, dolayısıyla bencilliğin bu sorunların ana maddesini oluşturduğunu görmekteyiz.

Devamını Oku
Adnan Deniz

Dilediğinde,
Şarkılar okusan.
Islıklar çalsan
Sokak ortalarında
Neşeli neşeli.

Devamını Oku
Adnan Deniz

Ayırdım yüreğimi aysberk buzulundan,
Şimdi gönlümde akdaniz iklimi var.
Yüreğim oynak bir ışıktır sevecen
Müziğine uyar evrenin oynar.


Devamını Oku