Bir avuç zümrenin aldığı kararı,
Uygulamakta...
Günahsız insanları ülkelerin.
Adım başı gözyaşı,
Hıçkırıklar ve ölüm
Cephede bir oyun çoçuğu!
Duvarda resmin
Yaşama sevinci gözlerinde,
Dudaklarında tebessümün
Sararmış bir yazı var arkasında
Beni unutma.
Gizli bir şenlikte ak parmakların,
Bir güzel melodi mırıldanıyor.
Dediğin her sözün bir destan gibi
Yıllarla yeniden çoğalıyorum.
En son sevdiğimde sen yoktun!
Bir gül'ü kokluyor,
Çocuğumu seviyordum.
Bahar çoktan gelipgeçmişti
Sonbahar'da güneşliyordum.
Dudaklarım çok şeyi
Söylemeye hasretken,
Bir abide gurur'u
Yüzündeki tebessüm.
Gözlerimin önünde bakışın
Gitmiyor,gitmiyor bir türlü
Hayallerimin meleği sensin
Dalgalanıyor altın sarısı saçların.
Her sabah okula doğru yol aldığımda uzaktan onun arabasını görürüm ve derim ki; yine benden önce gelmiş! Ayrı bir heyecan duyarım onu gördüğümde. Bazen hayretle, bazen gururla ve bazen kıskanarak bakarım.
Kimden mi bahsediyorum? Liseden matematik öğretmenim, okuldan meslektaşım ve gördüğüm en insancıl bir öğretmenden. Nevzat Serin’den.
Onun hayata bu kadar olumlu bakışı, insanlara bakınca güneş gibi ısıtışı, Olumsuzlukları bir süzgeç gibi eleyerek yaşama dört elle sarılışı onu yakından tanıyanları derinden etkiler.
Ben ondan öğrendim, yaşamın adının mücadele olduğunu. Hayatın çok güzel renklerinin bulunduğunu. Yılmamayı ve devamlı ileriye bakmanın başarı getirdiğini.
Şimdi onu her görüşte o kadar mutlu oluyorum ki, bak diyorum yine sınıftan çıkmış, yine çocukların yüzleri gülüyor. Yine herkes mutlu. Kendindeki enerjiyi taşıyor devamlı iletişim halinde oldukları insanlara. Öğrencilerine ve öğretmen arkadaşlarına.
Polyana’ı okumuştum ortaokul yıllarında, mutluluk oyunları oynardı ve mutlu olduğuna inandırırdı herkesi ve kimsenin üzülmesini istemezdi. Ama bakın polyanacılık yok Nevzat hocamda. Hep kendisi ile barışık ve mutlu olduğu kadar herkesle mutluluğu paylaşabiliyor. İnsan belli bir zaman sonra herhalde her şeyden sıkılır derdim, ama ben öyle olmadığını gördüm. Nasıl mı? Yılların görev aşkıyla yanıp tutuşan öğretmeni Nevzat Serin hala o Görev aşkından hiçbir şey kaybetmiş değil. Gerçektende insanlar işlerini sevdikleri müddetçe devamlı olarak mutlu olmayı başarabiliyorlar.
Gecenin bir köründe
Bir sen varsın
Birde zehir zıkkım
Şairliğim cirit atıyor.
Senin gözlerin güzel,
Gözlerinden tanıdım seni,
Gözlerinden...
Halbuki,böyle değildin!
Ne ümitlerin vardı,
Ne günlerin vardı yaşanacak.
Ama gözlerin kalmış işte,
Hey be adamım,
Yalancı pehlivanlara dönmüşsün!
Özüne dön desem
Gerek yok zaten ölmüşsün!
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!