Düşündüğünü söylüyor,
Güya ölüyor!
Yalandan ölmekte ne var?
Bilmediğin,
Ölümden beteri var...
Güzellikler sen'le geliyor bana,
Hayata gülümseyen sensin.
Yaşama sevdam,ümidim
Güzellerden güzelsin.
Çiçek at dostum çiçek at,
Bana çiçek at.
Yaptığın her doğruya
Bir çiçekte kendine at.
Bir dostça kucaklayış,
Sımsıcak bir tebessüm.
Mavi gözlerinle sen
Bakarsın İstanbul’um
Güzelliğin dillere,
Saat gecenin yarısı,
Kara'ya bürünmüşken her şey,
Yüreğim hala pırpır...
Yarınım gün'e bakar
Dün'üm hala diri
Zamanın önünde bekleyen hazan,
Benden hep uzak dur beni geç bazan.
Mutluluk oyunu isterim sürsün,
Bilirsin,çok kısa ömürde zaman.
Bir resimde görmüştüm seni
Gülüyor gibi yapıyordun
Kandırıkcı...
İnsan ağlarken gülümsermi?
Kara kız sen hala karamısın?
Desene,başıma belamısın?
Git desem gitmezsin,
Gel desem ona keza
Kara kız, biraz beyazlarmısın?
Hiç farkında olmadan aradan tam 25 yıl geçmiş. Ankara Gordion otelde yıllar sonra buluştuğumuz arkadaşları hala içtenlik ve gençlik hissiyatı içerisinde buldum. Gençliğin, yalnızca zamanın ilk çizgisi olmaktan çok, yüreklerde yaşatılabildiğini anladım.
Hala yürekleri pır pır eden, hala hayat dolu ve daha da önemlisi hala geleceğe umutla bakan arkadaşlarımı görünce onların hiç değişmediklerini ve güzel anıları görkemli geleceklerle besleyen çok önemli bireyler olduklarını bir kez daha kavradım.
Bir neslin paylaşan temsilcileri olarak birbirimizi daha iyi anladığımızı ve içimizdeki geçmişte yaşanan hallerimizi birbirimize daha iyi yansıttığımızı, birbirimizi yakından duyumsadığımızı hissettim. Üniversite günlerimizin belki çok mahzun belki de duygusal ama utangaç tavırlarını hissederek yılların tükenmeyen sevdalarını içimizde saklayıp, yalnızca gençlik çağımızın bir yanının hala yüreklerimizde yaşadığını gördüm.
Geçmişin güzel günlerini yâd ederken, yaşanan gerçeklerle yüzleşmenin bile yaşamanın gerçek anlamı olduğunu bilerek vefakâr, yaşatılabilen arkadaşlar olduğumuzu bütün gururumla hissettim.
Arkadaşlarımın yüzlerinde, geçmişin gelecek korkularının, ekonomik yetersizliklerinin yerini alan ekonomik bağımsızlığın ve başarılı olma olgusunun en güzel tebessümlerini gördüm. Ayrılıklarımızın başka mekânlarda daha güzel meyveler verdiğinin duygusallığını yaşadım. Sorumluluğun az olduğu ve hep pembe hayaller kurduğumuz günlerin tatlı hayallerinin usumuzun en güzel köşelerini süsleyeceğini ve bizleri terk edemeyeceğini fark ettim.
Arkadaşlarımızın cehrelerindeki bütün değişikliklere rağmen sımsıcak birer çift göz ’ün hala ben oyum diyen bakışlarından onların kim olduğunu anlayabilmenin mutluluğunu yaşadım.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!