Zamanın önünde bekleyen hazan,
Benden hep uzak dur beni geç bazan.
Mutluluk oyunu isterim sürsün,
Bilirsin,çok kısa ömürde zaman.
Saat gecenin yarısı,
Kara'ya bürünmüşken her şey,
Yüreğim hala pırpır...
Yarınım gün'e bakar
Dün'üm hala diri
Bütün güzellikler ve bütün doğrular sözlerde kalmış. Yaşanılan, hissedilenlerin yalnızca hayalleri… Yıllarca tanıdığını sandığın kişiler meğerse hiç tanımadıklarınmış! Tanır gibi yaptıklarınmış hasbelkader.
Neler değişti sahi? Yıllar neleri alıp götürdü ve değiştirdi herkesi. Sahi mutlumu insanlar, güç bende diyerek kurdukları dünyalarında. Sahi yalan ve dolanın kol gezdiği şişirilmiş gündelik sahte hayatların mutluluğu çok mu tatlı? Ya da insanlar samimiyeti hiç özlemiyorlar mı? Madde bütün her şey için yeterli mi?
Kalabalıklar içerisinde yalnızlık nedir bilir misiniz? Şehire şekil veren ve insanı yalnızlaştıran o ruhsuzluk bütün havayı kaplamakta ve ikibin ondört’ün kışı gibi kömür kokusuyla birlikte teneffüs edilmekte yalnızlık.
Bir resimde görmüştüm seni
Gülüyor gibi yapıyordun
Kandırıkcı...
İnsan ağlarken gülümsermi?
Kara kız sen hala karamısın?
Desene,başıma belamısın?
Git desem gitmezsin,
Gel desem ona keza
Kara kız, biraz beyazlarmısın?
Hep susuyorsun,
Sanırım senden başkası konuşmayacak içimde.
Gizli bir yerlerde hala çocuğum
Ve hala deli dolu bir genç.
Ama eyvah! zaman mı geçmiş ne?
Kucak dolusu sevgi gönderiyorum,
Kalemimden
Yazıpta söyleyemediğim.
Sana sesleniyorum!
koca gün boyu
Senin duyamadığın,
Artık ümid'im yok,
Sattım ümitlerimi...
Hem'de beş para'ya!
Bilemiyorum.
Nerde yolum?
Ne oluyorum...
Hala sevdaların orta yerindeyiz
Şaşkın, bir o kadar sulu gözlü
Uzaktan sevmelerin tadında
Masum olmalı aşk…
Hep öyle olmalıyız.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!