Sessizce gideceğim,
Bu dünyadan
Haber vermeden kimseye.
Farketmeyecekler bile,
Bensizliği.
Yürüdüğüm yerler yeni değil,
Arkamdan sesler geliyor
Bu kimdir diyemiyorum!
Tanıdık simalar geliyor peşimden
Yabancı değilsin diyorlar.
İçten yıkıyorlar güzel vatanı,
Türk'isen,Türk gibi düşmanı tanı.
Değişti düşmanın şimdi planı
'Sevr' neymiş planın kuyruklusu var.
Sözünün arkasında sadık köle ol
Doğrun nasıl ise sende öyle ol
Bu dünyada sakın kula olma kul
Sözümden hisseni kaparsan eğer.
Merhaba diye,
Başladığım mektubumu
Selamlar diye bitirip
İsmini yazdım yaldızlı harflerle.
Neşeden uçuyordu mektubum,
Özlem götürüyordu oysa!
Ödemesi en zor olanı kişi haklarıdır. Dinimiz bu konuda kul hakkıyla karşıma gelmeyiniz ayeti ile bu konuya verdiği önemi belirtir. Hiç düşündünüz mü hiç farkına varmadan kul haklarının gasp edildiğini! Mesela bir öğretmen dersine geç girdiğinde kaç öğrencinin hakkını yemektedir. Ya da derse girdiği halde öğrenciye vermesi gereken ders konularını öğretmemesi durumunda hak yemiş olduğunun bilmem farkında mıyız?
Öğrenciler arasında yapılan taraftarlık ve bunun olumsuz ya da olumlu olarak notlara yansıması birer haksızlık değimlidir? Acaba davranışlarımızda objektif olmamız mümkün değil midir? Ya da kişiler yaptıkları bu haksızlıkların farkına mı varamıyorlar acaba?
Sabahleyin nöbetine zamanında gelmeyen ya da nöbetini tam tutmadığı için çeşitli olayların meydana gelmesine neden olan nöbetçi öğretmenler meydana gelen olaylarda zarar gören hangi öğrencilerin hakkını gasp etmiştir acaba?
Görevine zamanında gelmeyerek kişi haklarını yiyen ya da görevini tam anlamıyla yapmayıp öğrenci ve velileri uğraştırarak haklarını yiyen idareciler herhalde kendilerini rahat hissediyorlardır! Öğrencileri en ufak bir hatalarında en büyük suçlarla suçlayıp, yargılayarak asan, onları toplumdan bir anda soyutlayan öğretmenler ve idareciler herhalde kendilerini vicdanen çok rahat hissediyorlardır!
İnsanları birbirine düşürmek için olmadık yalanları söyleyerek daha sonra doğruluk ve haklılık nutukları atanlar herhalde büyük onur ödülüyle ödüllendirilmektedir. Bilemiyorum; bu haksızlıkların hesabını verebilmek için herhalde bütün öğrencilerden teker teker haklarını helal ettirmek gerekir diye düşünüyorum.
Ya öğrencilerin yediği haklar! Hesabını veremeyecekleri haklardır bunlar. Devletin bütün imkânlarını sunduğu öğrencilerin derslerine çalışmayarak devleti ve ailelerini zarara uğratmalarından dolayı acaba kimlerin haklarını yemişlerdir. Bu vebalin altından kalmak mümkün değildir. Ayrıca sabahleyin erkenden kalkarak üzerlerine aldıkları eğitim görevlerini yerine getirmeyen öğrenciler kendilerine ve ailelerine verdikleri zararlarla acaba kimlerin haklarını yemektedirler. Öğrenciler arasına nifak sokarak ve yalan söyleyerek öğrencileri birbirine düşüren öğrencilerin yediği hakların hesabını vermek mümkün değildir. Ailelerin kıt kanaat kendilerini okutmak için çalışarak eğitim için harcadıkları paraları okuldan kaçarak veya okumayarak yok eden öğrenciler acaba kimlerin haklarını yemektedirler. Öğretmenlerini
O kumral saçlarına,
Kıyamazdım temas'a
Alıp gitmiş,hep yıllar
Hor kullanmış el-alem.
Malın beter olsun dünya,alıp giden olmazdı ya,
Oynamakta olanları bırak gitsin utan dünya.
Yüzleri hep gülenleri,sana doğru gelenleri
Ağlamaktan ölenleri avut gitsin biten dünya
Bir ses sağnağı gözler,
El edip bizi çağırır.
Çevirir yol başından
Eline düşer seda.
Yokluk bir baştan gelir,
Fıldır fıldır gözleri, insanların. Kime nasıl yaklaşılacak bilemiyorsun. Görünenler ile yaşanılanlar arasında o kadar fark var ki… Herkesin yazdığı bir senaryo var ve herkes kendi yazdığı senaryosunda başrol oynuyor.
Kimisi büyük oynarken, aşağıda kendi geleceğine dair pay kapmak için samimiyetsiz tavırlarla yapılanları onaylayanlar, alkışlayanlar, başrol oyuncusunu gaza getirmede umulmadık başarılar elde ediyorlar.
Herkesin, kimin ne yaptığını bildiği halde, bilmezlikten gelmesi ne kötü. Yalanlar üzerine kurulan binlerce plan ve aslında mutluluğa ulaşmak için ulaşılan en derin mutsuzluk.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!