YAĞMUR, VİCDAN VE MERHAMET
Gökyüzü sustu, şehir nefesini tuttu.
Rüzgâr eski kelimeleri taşıdı sokak aralarında.
Toprak kurumuştu, ama asıl susuzluk
İnsan kalbinde birikmiş korkular'dı.
YAKALANDIM
Bir bakışta yandım yâre,
Ne dağ durur, ne deryâ re,
Ben kul oldum aşkın çâre,
Yakalandım, yâ Rab, Sana.
Yalnızlık Akşamı Baba
Bir akşamüstüydü, baba.
Renkler solmuş, sessizlik ağır…
Çıkarsız gülüşler, sahipsiz sözler,
Hani bir zamanlar göğüs göğüse sevdalar vardı.
Yanan Gönül Naat-ı Şerîf
Gönül hûn oldu şevkinden; yanarım yâ Rasûlullah.
Her zerremle ararım, dayanamadım yâ Rasûlullah.
Ezel bezminde seni gördüm, aşkınla figân ederim;
Cemâlinle ferahlat yanan gönlümü, yâ Rasûlullah.
YA RESÛLALLAH
Gönlümde bir ateş, nefsim sustu,
Kalbim sana yürür, gece gündüz yanarım.
Senin aşkın bütün derde devadır,
Ya Resulallah..
Yâr Dağlara Vardı mı
Bir seherde adın düştü,
Dilime, yanmaz olaydım.
Yârin izi yollardaydı,
Sordum, sormaz olaydım.
Yâr mı, Yara mı
Dedim:
“Ey yâr, sen gönlümde bir nur musun,
Yoksa geceme düşen bir zîr mi?”
Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek
Aşksızdı günler;
Yetim bir ekmek gibi,
Susuz bir su bardağı gibi,
Dilsiz ve yalnız…
Yeter
Bir tepede yalnızlığı yaşıyorum yeniden.
Yalnızlık öyle ağır ki, kelimeler yetmez.
Hiç kimse sormasa, dokunmasa bana,
Sen gelsen yeter…
YİNE SEN VARSIN
Ne zaman kalbimi dinlesem, aynı yere varırım.
İçimde senden kalma uzun yollar taşırım.
Unutmak sandığım şey, biraz susmakmış meğer;
Adını anmasam da içimde seni taşırım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!