SÜKÛTUN ÖTESİNDE
Bir an var,
zamandan azade,
sesin bile eğilir orada,
kalp, Rabbine en yakın hâlini bulur.
SÜKÛTUN SIRRI
Söz biter, susar dudaklar ardında,
Gönül açar sırlarını saklı yanda.
Sessizlikte yankılanır Hak sesi,
Sükûtun sırrı, kalpte derin izde.
SULTAN-I FETİH
İstanbul’un surlarını sen aşarken,
Her gönülde yankı, her bakışta eser.
Kılıcın adalet, kalbin merhamet,
Her fetih bir dua, tarih sana değer.
SUSMAYI DA ÖĞRENDİM
(Lara'nın hikâyesi)
Konuşmadım.
Hiçbir kelimeye, acıyan yanımı yük etmedim.
SUSTUM
Sustu sedâ, döndü söze,
Lal gecede çürür hece.
Kalbim, vuslatsız bir ezâ,
Ezgisiz bir aşka keçe.
TAPTUK’UN DİLİNDEN: YUNUS EMRE’NİN AŞK'A YOLCULUĞU
Dağın eteğindeyim, sırtımda sepet,
Kuru odun ararım, — yaş odun yanmaz ateşi.
Taptuk dedi bana: “Sabret evladım;
Yol uzun, dikenli amma değecek ha!”
CENNETMİ CEHENNEM Mİ
TERCİH SENİN
Eyy! Ebabil kuşları neredesiniz ?
İslâm düşmanları, sardı her yanımızı.
Maksatları, islâmı yok etmek ..
Üzgün Bir Gönül Vakti
Bir sızı var kalbimde, adı sabır belki,
Belki de unutuşun eşiğinde bir dua...
Ne varsa geçmişte, külü hâlâ sıcak,
Ne varsa içimde, hâlâ sana baka baka...
VARDIĞIN YERDE TARTILACAKSIN
Hadi bugün de haksızlık edene,
Doğrudan sapan, eğri gidene,
Harama el uzatıp da sonra
Affet Allah’ım diyen kula söyleyelim:




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!