NÛRLA GELEN ÜMMETİN EFENDİSİ.
NAAT-I ŞERİF - 1
Bismillah diyerek başlar her nefes,
Sensiz yürek suskun, yollarda herkes
Olur Mu
İçimden dedim, birlikte açalım yolları.
Varsın rüzgâr çatıları yıksın, umutları sarsın.
Varsın gecenin koynunda uyusun yıldızlar.
Bize düşen yalnızca yürümek, adım adım—vuslata, olur mu?
Bugün kendimle dertleşeceğim.
Önce şöyle güzell bir çay demledim.
Sonra da iki kişilik kahvaltı hazırladım bize..
Çıktım verendaya, ohh dedim ohh.!
Mis gibi havayı,
Parmaklarında Bahar
Yanaklarından öpmeye korkardım
Dudaklarının kenarına değerse diye
Avuçlarında bıraktım kendi düşüncelerimi
Rahman'ın Askerleri
Biz, Rahmân’ın askerleriyiz.
Toprağa secde eder gibi basarız adımlarımızı;
Göğe yükselen niyaz gibi yükseltiriz bayrağımızı.
Rahmetin İzinde
Bir geceydi… Gök susmuş, yer dile gelmişti;
Her zerre “Ya Habîb Allah” diye inlemişti.
Karanlığın kalbinden bir nur yükselmişti:
Doğdu rahmet güneşi, yâ Muhammed Mustafa.
RAVZA-YI NÛR
Emrine girdik, aşkınla nûrlandık,
Ezelden bağlıyız, mürşidimiz sensin.
Az idik, nûrunla murâd bulduk,
RUHUN NEFESİ
İçimde bir fısıltı, derinden gelir,
Sözsüz bir derviş gibi ruhu dinler.
Karanlık gecede bir nur gibi parlar,
Kalbimde saklı her sır, her sırlar.
RÜZGARIM OLUP ESSEN YÜZÜME
Ömrüm vefa ederse..
Ben seni kana kana doyasıya yaşamak istiyorum.
Şairin olup, şiir'lerimle diline dolanıp,
Kulağına şarkı gibi, sessizce fısıldanmak istiyorum sevdiğim diye.
Rüzgârın Unuttuğu İsim
Bir gün eline düşerse bu satırlar,
Bil ki ben zamandan çoktan düşmüşüm.
Ne bir takvimim vardı, ne de yolum;
Sadece rüzgârın sırtında bir yüküm.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!