Ya Allah
Sensin Allah…
Kalbimin sığınağı, ruhumun tek dayanağı.
Sanadır kulluğum;
Sana açılır ellerim,
YAĞMUR
Na‘t-ı Şerif
Toprak, suskun gecede dua gibi beklerdi,
Semadan bir serinlik can verir her zerreye,
Kainat, yorgun düşmüş, rahmete hasret kaldı,
YAKALANDIM
Bir bakışta yandım yâre,
Ne dağ durur, ne deryâ re,
Ben kul oldum aşkın çâre,
Yakalandım, yâ Rab, Sana.
Yalnızlık Akşamı Baba
Bir akşamüstüydü, baba.
Renkler solmuş, sessizlik ağır…
Çıkarsız gülüşler, sahipsiz sözler,
Hani bir zamanlar göğüs göğüse sevdalar vardı.
Yanan Gönül Naat-ı Şerîf
Gönül hûn oldu şevkinden; yanarım yâ Rasûlullah.
Her zerremle ararım, dayanamadım yâ Rasûlullah.
Ezel bezminde seni gördüm, aşkınla figân ederim;
Cemâlinle ferahlat yanan gönlümü, yâ Rasûlullah.
Yâr Dağlara Vardı mı
Bir seherde adın düştü,
Dilime, yanmaz olaydım.
Yârin izi yollardaydı,
Sordum, sormaz olaydım.
Yâr mı, Yara mı
Dedim:
“Ey yâr, sen gönlümde bir nur musun,
Yoksa geceme düşen bir zîr mi?”
Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek
Aşksızdı günler;
Yetim bir ekmek gibi,
Susuz bir su bardağı gibi,
Dilsiz ve yalnız…
Yeter
Bir tepede yalnızlığı yaşıyorum yeniden.
Yalnızlık öyle ağır ki, kelimeler yetmez.
Hiç kimse sormasa, dokunmasa bana,
Sen gelsen yeter…
Yokluğunda Anladım
Işığın düştüğü gözlerinde,
gizlenen engin denizleri.
Saçlarının,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!