SEVSEYDİN
Sevseydin yüzün öyle
Mağrur bakmazdı bana.
Ellerin ellerime dokunduğun da,
Avuç içlerin terlemezdi.
ŞEYH VEFA SULTAN
Konya’da bir sabah, ilim kokan taşlardan
Bir çocuk geçti zamana, adını sormadan.
Babası dua, annesi sabır öğretirdi;
Adı Mustafa’ydı, gönlü erken büyürdü.
SIĞINDIM
Ben ki yoklukta bir niyaz iken,
Bir nefesle varlığa sığındım.
Söz söylenmeden, ses duyulmadan,
Hak ne verdiyse, ona sığındım.
Şimdi doğ ey güneş,
Aydınlat tüm yarınlarımızı.
Yolumuz açık olsun,
Hilâl'in ışığında.
Çalsın sazlar,
SIRRA YÜRÜYEN
Adımı sildim dün nefs defterinden,
Bir hiç bıraktım kalbimin yerinden.
Sustum da konuştum öz dilimden,
Sözümü sükûta vermişim ben.
Sisli Sokaklar
Sisli sokaklarda yürürken adını fısıldadım.
Ay ışığı kırıldı; kaldırımların ıslak taşlarına.
“Daha az özlüyorum” diye söyledim kendi kendime.
Ama ellerim hâlâ senin ellerini arıyor.
SÖYLE, HANGİ GECENİN YILDIZISIN SEN?
Söyle, hangi gecenin yıldızısın sen?
Karanlığın kalbine doğan bir ışık.
Bakışınla büyür gizemli hikâyem,
Gözlerde kalan mana kalpte nur olmuş
Sözlerimi hazan değil, vuslat sarmış
Ümitsizlik değil bu yol beni yormuş
Cevabımı ehli gönülde bulundum
Satırlarım paletten değil gönülden
SÜKÛTUN ÖTESİNDE
Bir an var,
zamandan azade,
sesin bile eğilir orada,
kalp, Rabbine en yakın hâlini bulur.
SÜKÛTUN SIRRI
Söz biter, susar dudaklar ardında,
Gönül açar sırlarını saklı yanda.
Sessizlikte yankılanır Hak sesi,
Sükûtun sırrı, kalpte derin izde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!