Seni andım bu gece
Yine yine gizlice
Gözüm arkada kalmış
Onu anladım bu gece
Bu gece ve her gece
Gece bana olmasa da
Güneş gibi doğdun kış ortasında
Soğuk bir havada yüreğimde sen
Sarıldığında ilkbahar yaz gibi
Sıcacık tenini hissetti tenim
Seni andığımda yalnızlığımda
İlk defa görüştük
Tanışmıyorduk ama
Kırk yıllık dost gibiydik
Sen istedin
Ben konuştum da konuştum
Zaman su gibi akıp geçti
Ya seviyorsundur,
Ya da sevmiyorsundur.
Seviyorsan,
Sen yoksundur artık!
Sen; o olmuşsundur o zaman,
Sen; o olduğuna göre de;
Öl deseler, ölürüm;
Senin için.
Onu bırak, sensiz de
Çok mutlu o deseler,
Bırakır seyrederim;
Senin için.
En çok değer verdiğin bir kimsenin,
çok daha değersiz olduğunu gördüğün
ve hiçbir şey yapamadığında;
dilin tutulur, elin kolun bağlanır, yıkılır kahrolursun
ama olan olmuş,
olacaklarıda göğüslemek zorunda kalacağını hissedersin kendini.
Kar çiçeğim, kır çiçeğim
Biz hep el ele, kol kola
Gönül gönüle olalım
Sen doldur da biz içelim...
İçeceğimiz hoşgörü
Kirpiklerimin ucundan başlayıp
İliklerime kadar işleyen
Hasretinin ateşi sönmüyor ki
Susuzluğum bir nebze dinebilsin!
Kim ne der ne düşünürse düşünsün
İçinden gelmiyorsa laf olsun diye söyleme
Sevmiyorsan sevmiyorsun, kaderime boyun eğerim
Sen beni ömrü hayatın boyunca sevmesende
Ben seni ölünceye kadar karşılıksız severim!
Dağın tepelerinde kalmış;
Kar yığınları kadar,
Öyle uzaksın ki...
Kar yığınları nasıl dört mevsim
Tepelerden kalkmıyorsa;
Ben de; istesemde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!