rafta bitmiş şişeler duruyordu
odada bitmiş insanlar
neden soğuk oluyor
güneş gözümü yakarken bu havalar
rafta bitmiş şişeler duruyordu
izin ver
elime dökülsün pişmanlıklarım
keşkeler savrulsun en deli rüzgarda
iyiliklere bulaşsın dilim
yorgun gibiyim bu akşam
sokağın rengi lacivert ve gri
bir adamın tutkulu ve yüksek sesi
şarkısındaki beni duyun melodisi
belki güzeldi kafası
belki her zamanki hali
şimdi sokrates sen anlat
en pürüzsüz yüzeyi neresi dünyanın
ya da savun kendini
tüm o masaldan çıkmış canavarlara karşı
biliyorum
yaşayanlar daha korkutucu
ben bir renk olsam
ne olurdum diye soruyordun ya bana
sen tek bir renge sığmazsın
asla
ilk gördüğümde seni
kahverengi
sarı yapraklar iner
oyun bitti
kapandı perdeler
nedensiz degil bir sey oturur bogazına
bırak dese biri cözülecek dudakların
ruhumu saran bir esinti
yavaşça boynuma dolandı
gülümsedim
fark etmiştim onu
yakışıklıydı
düşlerimden geldi
deniz, gel içime kurul
zaten ıslağım
zaten sarhoşum
yeşillenmiş dört yanım
sonra solmuşum
sonra normale döndüğünde
güzel kelimelerle süslediğinde dilini
sözcükler kayıp gider
düşer ellerimden
sözcükler cam bardak
kanatır yüreğimi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!