gelin tellerine sarılı hülyaları
kemerine takıldı
çocuktu anlayamazdı
evliliği de oyun sandı
aynadaki görüntüsüyle
herkesin doğduğunda
avcunda belirir
kendine bir tekne yapma yetisi
dalgalar yanaşmadan kıyına
topla tahtaları
güçlendir bileklerini
sana lazım olanlar
not kağıtlarında
ellerimle yazdım
benden
elimden
bedenimden
bavullar yollarda serbestçe dolanır
terk edilir dönem boyu yorgunluklar
sabah erken kalkmalar
anneciğin yamacına yerleşilir
şehir yavaş yavaş boşalır
ben kalırım
küçük sevinçlerim de vardı oysa benim
çakıl taşlarına yazdığım anılarımı
avcuna koyup
gösterirken
gülen bir yüze denk gelmek gibi mesela
geleceğin kıyısında
ansızın boşluğun bosluğuma çarpmışken
küçücük bir kasımpatını
geniş bir vadiye bölüştürmüşken
gece ve gündüz birbiri üzerine devrilirken
fısıldarken canlı cansız her şey adını
bir dize başka bir dizeye olmayacak biçimde kaynamışken
tezgahına tesadüfen uğramış
güzel bir halı olmaya adayım
ilmek ilmek işliyorsun
yine de hamım
ışıklar sönüyor
düşünceler konuşuyor
her güne farklı bir fincanla başladım
her gün bir başkasıydım
çiçekler açtım bir gün
başka gün fena dağıttım
dağıldım
bir sürü sözcük öğrendim
biraz huzur istiyorum
bir parça sevgi
biraz şefkat
kırıldığı yetti kalbimin
sesi beni delirtecek
ufak bir tırtıl
dalın birinde
oturup hayal kurar
hayal dediğiniz
insana mahsus mu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!