ben bir renk olsam
ne olurdum diye soruyordun ya bana
sen tek bir renge sığmazsın
asla
ilk gördüğümde seni
kahverengi
sarı yapraklar iner
oyun bitti
kapandı perdeler
nedensiz degil bir sey oturur bogazına
bırak dese biri cözülecek dudakların
ruhumu saran bir esinti
yavaşça boynuma dolandı
gülümsedim
fark etmiştim onu
yakışıklıydı
düşlerimden geldi
deniz, gel içime kurul
zaten ıslağım
zaten sarhoşum
yeşillenmiş dört yanım
sonra solmuşum
Bu sana son şiirim olsun
İlk şiirimi de nasıl olsa bilmiyorsun
Geldin ve kaldın aklımda
Sen büyüdün
sonra normale döndüğünde
güzel kelimelerle süslediğinde dilini
sözcükler kayıp gider
düşer ellerimden
sözcükler cam bardak
kanatır yüreğimi
sorun da bu zaten
yeni şeyler arayıp durmak
ve bulduğunda korkmak delice
elini sıkıca kavramak yerine
sana gelen her şeyi
itmek
doğdu
uykusuz gecelerle yoğurdun güzelliğini
doğdu
evine neşeyi getiren oldu
bir başka evde katilin doğdu
sen simdi gözlerini kapat
patika bir yoldan geçiyorum
su damlasına uzat ellerini
falına bakıyorum
kendinden sıkılan su
bıraktı gölünü bir gece
gizlice
anlatılanları duymak yerine
görmeliyim diyordu
bir yere bırakmak istiyordu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!