Göz yaşların geliyor aklıma
Uzanıp dokunmak isterken onlara,
Derya oluyor her bir damla..
Kaç ceset gömmüştüm oysa avuçlarıma
Bir adım mesafe aramızda..
Sessiz ve yorgun..
Yaşanmışlıkların acı çığlıklarını duyuyor musun.?
O bir adım mesafede..
Uzatsan da dokunamam ellerine..
Gözlerinin siyahında kapatıyordum her geceyi
Ve ben ne zaman ağlasam şarkılar söylüyordu içimdeki kadın
Yalnızlığın tınısında..
Geceyi boyamak istedikçe ellerinin beyazına,
Kapatmıyordu siyahını yokluğunun..
Kıyıya vuran yunuslar gibiyiz..
İntiharda aşk..
Hiç bir tende yoktu küçük bir dokunuşun parmak uçlarına bulaşan esareti
İnsanlığımdan çıkarıyor insansızlığın
Yine de yüz göz oluyorum orospulaşan yalnızlığınla
Kanı bozuk sevdalardan geliyorsun her defasında
Leş gibi ihanet kokuyorsun..
Kutsal sığınağımdır derdin yalnızlığım
Soğumaya başlamıştı bedenlerimiz
Tükettikçe aşkı git gide..
Ölmeye başlamıştık,
Ölmeden günler önce..
Önce gözlerini aldılar..
Alıştırmadan karanlığa..
Dediler; ‘’Önce karanlığı yaşa ‘’..
Yaşa ki, daha çok sahip çık ışığına..
………….
Şimdi sen, unuttuğum Kasım yağmurlarını bekliyorsun şehirde..
Kasım yoktu oysa..
Çalınmıştı takvimlerden..
Gün gün..
Yavaşça kalktı kadın..Masada hiç bir şey bırakmadan..Gözlerini bile..
Ve şimdi hayallerim..
Oyuncağı elinden alınan çocuğun göz yaşlarıydı artık..
Ben,
Yalnızlığın onurlu çocuğuyum kadın..
Kopardıkları göbek bağımla ayırdılar aşk’tan..
Ve unutturdular,
Hemen sonra ağlayışımdan..
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!